halayık

halas

Arapça χlṣ kökünden gelen χalāṣ خلاص z "arınma, azat olma, kurtulma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça χalaṣa خَلَصَ z "arındı, kurtuldu" fiilinin faˁāl vezninde masdarıdır.

halaskâr

Arapça χalāṣ خلاص z "kurtuluş, kurtulma" ve Farsça kār كار z "eden" sözcüklerinin bileşiğidir.

halat

Orta Yunanca kalōdion καλωδιο z "urgancık" sözcüğünden alıntı olabilir; ancak bu kesin değildir. Yunanca sözcük Eski Yunanca kálōs, kalod- κάλως, καλοδ- z "urgan" sözcüğünün küçültme halidir.

halavet

Arapça ḥlw kökünden gelen ḥalāwa(t) حلاوة z "tatlılık, şirinlik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥalā حلا z "tatlı idi, tatlandı" fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır.

halay

Kürtçe (Kurmanci) hilayi veya halayi "ayağa kalkma, oynama" sözcüğünden alıntıdır. Kürtçe sözcük Kürtçe (Kurmanci) hildan veya haldan "oynamak, zıplamak" fiilinden türetilmiştir.

halayık
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

"mahlukat" [ Kutadgu Bilig, 1069]
törütti χalāyiḳ öḏ öḏlek bu kün [mahlukları ve zaman ile zamaneyi, bu günü o yarattı] "... hizmetçiler" [ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., 1377 yılından önce]
Daχı aldı kız oğlanlar χalāyıḳ / χūri sanur gören bunları bayık "... cariye" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
χalāyıḳ: Halklar, halikalar. Halen cariye manasında.

Köken

Arapça χlḳ kökünden gelen χalāˀiḳ خلائق z "1. yaratılmışlar, mahlukat, 2. hane halkı, hizmetçi ve bağımlılar" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça χalīḳa(t) خليقة z "yaratılmış alem, yaratı" sözcüğünün faˁāˀil vezninde çoğuludur.

Daha fazla bilgi için halk2 maddesine bakınız.


26.01.2020
halbuki
haldır

"tekerlek sesi, mekanik çalışma sesi" Ses yansımalı sözcüktür.

hale

Arapça ve Farsça hwl kökünden gelen hāla هالة z "ayla" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Eski Yunanca ʰálos ἁλος z "daire, çember, ay ve güneşin yüzü, aziz tasvirlerinde görülen hale" sözcüğünden alıntıdır.

halef

Arapça χlf kökünden gelen χalaf خَلَف z "birinin ardından gelen veya yerine geçen, ardıl" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça χalafa خَلَفَ z "1. (birinin) yerine geçti, ardından geldi, 2. birinin ardından konuştu, topluluktan ayrı düştü" fiilinin faˁal vezninde sıfatıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice χālaf חָלַף z "1. geçme, 2. yerine geçme, mübadele etme" sözcüğü ile eş kökenlidir.

halel

Arapça χll kökünden gelen χalal خَلَل z "1. bozma, yırtma, delme, 2. bozukluk, hasar, yırtık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça χalla خَلَّ z "bozdu, hasar verdi" fiilinin faˁal vezninde masdarıdır.