hal2

hakir

Ar ḥaḳīr حقير z [#ḥḳr faˁīl sf.] aşağı, aşağılık, mütevazı Ar ḥaḳara حقر zaşağıladı

hakkâk

Ar ḥakkāk حكّاك z [#ḥkk faˁˁāl mesl.] hakkedici, oymacı, kalemkâr Ar ḥakka حَكَّ zoydu

hakkaniyet

Ar ḥaḳḳānī حقّانى z [nsb.] hakka ilişkin, adil, doğru +īya(t)2 Ar ḥaḳḳ حقّ z

hakla|mak

Ar ḥaḳḳ +lA-

hal1

Ar ḥāl حال z [#ḥwl faˁl msd.] 1. dönüm, dönüşüm, evre, 2. değişken bir şeyin her bir evresi, durum, 3. şimdiki zaman Ar ḥāla حَالَ zdöndü, dönüştü, evrelendi

hal2

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
müşkili ḥall itmege [zorluğu çözmeye] ḳādir ola

Ar ḥall حلّ z [#ḥll faˁl msd.] çözme, çözüm Ar ḥalla حلّ z1. düğüm çözdü, (metal) eritti, 2. kondu, konakladı 3. nikah kıydı (≈ İbr/Aram ḥalal ל‎ל‎ח‎ z1. delmek, 2. yemin bozmak, yasak delmek, haram işlemek )

Not: Özellikle türevlerde görülen "nikah kıyma" anlamı muhtemelen "haramın çözülmesi, tabunun kalkması" anlamındadır. Aynı temel kavram İbranice ve Aramicede zıt yönde evrilmiştir.

Benzer sözcükler: halletmek

Bu maddeye gönderenler: halile, helal, hülle, hulul, inhilal, mahal (mahalle, mehel), mahlul, münhal, tahlil


04.03.2019
hal3

Ar χalˁ خَلْع z [#χlˁ faˁl msd.] 1. giysisini çıkarma, soyma, 2. makamdan alma, tahttan indirme Ar χalaˁa خَلَعَ z(giysi) çıkardı, soydu

hal4

öz (Fr) Les Halles Paris'te meyve ve sebze pazarının bulunduğu binalar EFr halle salon Ger *hallō büyük kapalı mekân, salon, oylum << HAvr *ḱol-nó- HAvr *ḱel- kapatmak, örtmek

hala

Ar χāla(t) خالة z [#χwl faˁla(t) mr.] teyze, annenin kızkardeşi Ar χāl خال zdayı

hâlâ

Ar ḥālan حالاً z [zrf.] şimdiki zamanda, şimdi Ar ḥāl حال z [#ḥwl] şimdiki zaman, varolan durum +an

halas

Ar χalāṣ خلاص z [#χlṣ faˁāl msd.] arınma, azat olma, kurtulma Ar χalaṣa خَلَصَ zarındı, kurtuldu