halüsinasyon

halojen

Fr halogène 1. kimyada klor ve benzeri elementler grubu, 2. bu gruptan gazları kullanan lamba (İlk kullanım: Jakob Berzelius, İsv. kimyacı (1779-1848).) § EYun ʰáls, halo- ἁλς, ἁλο- ztuz (<< HAvr *séh₂ls (*sā́ls) a.a. ) EYun genḗs, genēt- γενής, γενητ- zdoğuran

halt

Ar χalṭ/χilṭ خَلْط z [#χlṭ faˁl msd.] 1. karışım, karıştırma, 2. eski tıpta insan bünyesini belirleyen dört maddenin her biri Ar χalaṭa خَلَطَ zkardı

halter1

Fr haltère/haltéres spor amacıyla kaldırılan ağırlık << OLat halteres a.a. EYun ʰaltḗres ἁλτήρες za.a. EYun ʰallomai, ʰalto- ἅλλομαι zsıçramak, ani hareketle kalkmak

halter2

İng halter 1. hayvan veya insan boynuna takılan ip, koşum, yular, 2. giyside ip şeklinde boyun askısı << Eİng hælfter a.a. Ger *halb- tutmak, iki şeyi birbirine bağlamak

halükâr
halüsinasyon

[ Cumhuriyet - gazete, 1937]
Ben kendi hesabıma buna cinnet diyemem. Halüsinasyon veya divagasyon diyebiliriz.

Fr hallucination hezeyan << OLat hallucinatio hezeyan, sayıklama OLat hallucinari aklı şaşmak, sayıklamak +()tion EYun ʰalýks ἁλύξ zbunaltı, kâbus EYun ʰalýssō ἁλύσσω zbunalmak

Benzer sözcükler: halüsinatif, halüsinojen


01.10.2017
halvet

Ar χalwa(t) خلوة z [#χlw faˁla(t) msd.] yalnızlık, tenhalık, inziva yeri Ar χalā خلا zyalnız idi, inzivaya çekildi

ham halat

<< TTü χām aχlad olgunlaşmamış yaban armudu

ham1

Fa χām خام z1. pişmemiş, çiğ, 2. olgunlaşmamış

ham2

onom yeme veya yutma sesi

hamak

Fr hamac iki ağaç arasına gerilen salıncaklı yatak İsp hamaca/hamaque a.a. (İlk kullanım: 1526 Gonzalo Fernández de Oviedo, İsp. tarihçi.) Taino hamaka a.a.