hakla|mak

hakim2

Ar ḥakīm حكيم z [#ḥkm faˁīl sf.] bilge, alim, filozof, tabip Aram ḥākām חָכָם zbilge, alim Aram ḥakam, ḥakīm חַכַם, חַכִים zbilmek, tanımak, alim olmak

hakipay

Fa χāk-i pāy خاك پاى zayak toprağı, birinin ayağını bastığı toprak

hakir

Ar ḥaḳīr حقير z [#ḥḳr faˁīl sf.] aşağı, aşağılık, mütevazı Ar ḥaḳara حقر zaşağıladı

hakkâk

Ar ḥakkāk حكّاك z [#ḥkk faˁˁāl mesl.] hakkedici, oymacı, kalemkâr Ar ḥakka حَكَّ zoydu

hakkaniyet

Ar ḥaḳḳānī حقّانى z [nsb.] hakka ilişkin, adil, doğru +īya(t)2 Ar ḥaḳḳ حقّ z

hakla|mak

"yenmek, tepelemek" [Ata-TS <1500]
Cuhā'ya muḥtesiblik virmişler evvelā atasın ḥaḳlamış

Ar ḥaḳḳ +lA-

 hak1

Not: Hakkından gelmek deyiminden türetilmiş bir fiildir.


14.12.2015
hal1

Ar ḥāl حال z [#ḥwl faˁl msd.] 1. dönüm, dönüşüm, evre, 2. değişken bir şeyin her bir evresi, durum, 3. şimdiki zaman Ar ḥāla حَالَ zdöndü, dönüştü, evrelendi

hal2

Ar ḥall حلّ z [#ḥll faˁl msd.] çözme, çözüm Ar ḥalla حلّ z1. düğüm çözdü, (metal) eritti, 2. kondu, konakladı 3. nikah kıydı (≈ İbr/Aram ḥalal ל‎ל‎ח‎ z1. delmek, 2. yemin bozmak, yasak delmek, haram işlemek )

hal3

Ar χalˁ خَلْع z [#χlˁ faˁl msd.] 1. giysisini çıkarma, soyma, 2. makamdan alma, tahttan indirme Ar χalaˁa خَلَعَ z(giysi) çıkardı, soydu

hal4

öz (Fr) Les Halles Paris'te meyve ve sebze pazarının bulunduğu binalar EFr halle salon Ger *hallō büyük kapalı mekân, salon, oylum << HAvr *ḱol-nó- HAvr *ḱel- kapatmak, örtmek

hala

Ar χāla(t) خالة z [#χwl faˁla(t) mr.] teyze, annenin kızkardeşi Ar χāl خال zdayı