had

hacir

Ar ḥacr حجر z [#ḥcr faˁl msd.] kısıtlama, yasaklama, engel Ar ḥacara حجر zkısıtladı, yasakladı, köstek vurdu (≈ Aram #χgr חגר ztuttu, bağladı, ayağına köstek vurdu )

haciz

Ar ḥacz حجز z [#ḥcz faˁl msd.] engel, bariyer, ayıraç, birinin bir hakkı kullanmasına engel olma Ar ḥacaza حجز zengelledi, ayırdı

hack

İng hack 1. balta veya kaba bıçakla doğramak, 2. bir bilgisayar sistemine izinsiz girmek << Eİng haccian balta veya bıçakla doğramak << Ger *hakkôn a.a.

haç

Erm χaç խաչ z1. direk, kazık, 2. çarmıh

haçan

<< ETü kaçan ne zaman, nasıl [soru zarfı] ETü kaç [soru sıfatı] +(I)n

had

[ Kutadgu Bilig, 1069]
ḳamuġ neŋe ḥadd ol teŋi belgülüg [her şeye sınır var, ölçüsü belli] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḥadd e.: bilemek. (...) ḥadden ziāde, ḥadden tecāvüz, ḥaddini bildürmek, ḥaddi zātinde

Ar ḥadd حدّ z [#ḥdd faˁl msd.] 1. keskin kenar, özellikle bıçak ağzı, 2. sınır, 3. yasak, özellikle Kuran tarafından getirilen yasak Ar ḥadda حَدَّ z1. biledi, 2. sınırladı, yasakladı

Not: Karş. Akad eddu "keskin (bıçak veya kılıç)". Aynı Arapça kökten ḥidda "keskinlik", ḥadda "demir bileme" ve ḥadīd "demir". • Ar χaṭṭ "çizgi" muhtemelen aynı nihai Sami kökünün varyant biçimidir.

Benzer sözcükler: haddini bilmek

Bu maddeye gönderenler: hadde, haddizatında, hat (hata, hattat), hiddet, hudut, mahdut, serhat, tahdit


01.04.2015
hadde

Ar ḥadda(t) حدّة z [#ḥdd faˁla(t) msd.] keskinlik, bilenme (özellikle kılıç, çelik), bileylenebilirlik Ar ḥadda حادّ zkesti

haddizatında

Ar fī ḥaddi'l-ḏāt فى حدّ الذات zkendi doğasının sınırları içinde § Ar ḥadd حدّ zsınır Ar ḏāt ذات zöz, doğa, kişilik

hademe

Ar χadama(t) خدمة z [#χdm faˁala(t) çoğ.] hizmetçiler Ar χādim خادم z [t.] hizmetçi

hadım

Ar χādim خادم z [#χdm fāˁil fa.] hizmetçi Ar χadama خدم zhizmet etti

hadim

Ar χādim خادم z [#χdm fāˁil fa.] hizmet eden, hizmetçi Ar χadama خدم zhizmet etti