hacip

hacamat

Ar ḥicāma(t) حجامة z [#ḥcm fiˁāla(t) msd.] kadeh çekme, tıbbi amaçla vantuz uygulama Ar ḥacama حجم zmeme emdi, cildini emerek tümsek hale getirdi

hacegân

Fa χʷācagān خواجه z [çoğ.] hocalar, ulu kişiler Fa χʷāca خواجگان zhoca

hacer

Ar ḥacar حجر z [#ḥcr faˁal ] taş

hacet

Ar ḥāca(t) حاجة z [#ḥwc faˁla(t) msd.] gerek, ihtiyaç Ar ḥāca حاج zgerekti

hacim

Ar ḥacm حجم z [#ḥcm faˁl ] 1. şişik, kabartı, ciltte tümsek, dirsekteki kabarık kemik, hamile kadın karnı, 2. cüsse, büyüklük Ar ḥacama حجم zmeme emdi, cildini emerek tümsek yaptı

hacip

[ Kutadgu Bilig, 1069]
iligke yakın χaṣṣ ḥācib erdi [hükümdara yakın has saray hizmetkârı idi]

Ar ḥācib حاجب z [#ḥcb fāˁil fa.] 1. perdeci, kapıcı, 2. saray hizmetçisi, mabeyinci Ar ḥacaba örttü, sakladı

 hicap


31.03.2015
hacir

Ar ḥacr حجر z [#ḥcr faˁl msd.] kısıtlama, yasaklama, engel Ar ḥacara حجر zkısıtladı, yasakladı, köstek vurdu (≈ Aram #χgr חגר ztuttu, bağladı, ayağına köstek vurdu )

haciz

Ar ḥacz حجز z [#ḥcz faˁl msd.] engel, bariyer, ayıraç, birinin bir hakkı kullanmasına engel olma Ar ḥacaza حجز zengelledi, ayırdı

hack

İng hack 1. balta veya kaba bıçakla doğramak, 2. bir bilgisayar sistemine izinsiz girmek << Eİng haccian balta veya bıçakla doğramak << Ger *hakkôn a.a.

haç

Erm χaç խաչ z1. direk, kazık, 2. çarmıh

haçan

<< ETü kaçan ne zaman, nasıl [soru zarfı] ETü kaç [soru sıfatı] +(I)n