hacet

habitat

İng habitat yaşanılan yer, çevre, ortam Lat habitatus alışıldık, mutat, evcil Lat habitare [den.] ikamet etmek, alışmak +()t° Lat habēre, habit- sahip olmak, elde etmek, almak << HAvr *gʰh̥₁bʰ-éh₁-i̯e- (*gʰabʰ-ḗ-i̯e-) HAvr *gʰeh₁bʰ- (*gʰēbʰ-) almak, vermek

hac

Ar ḥacc حجّ z [#ḥcc faˁl msd.] dinî amaçlı ziyaret, özellikle Mekke'yi ziyaret ≈ Aram ḥaggā חַגָא z [#ḥgg] yılın belli günü yapılan kutlama, bayram, festival (Kaynak: Jastrow sf. 423-424.)≈ İbr ḥag חַג z [#ḥgg] a.a. İbr/Aram ḥagāg dönmek, geri gelmek

hacamat

Ar ḥicāma(t) حجامة z [#ḥcm fiˁāla(t) msd.] kadeh çekme, tıbbi amaçla vantuz uygulama Ar ḥacama حجم zmeme emdi, cildini emerek tümsek hale getirdi

hacegân

Fa χʷācagān خواجه z [çoğ.] hocalar, ulu kişiler Fa χʷāca خواجگان zhoca

hacer

Ar ḥacar حجر z [#ḥcr faˁal ] taş

hacet

[ Kutadgu Bilig, 1069]
ay ilig bu tört ḥācatım ḳıl ravā [ey hükümdar, bu dört gereğimi yerine getir] defi hacet "ihtiyaç giderme" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
defˁ-i hācet: Abdest bozmak.

Ar ḥāca(t) حاجة z [#ḥwc faˁla(t) msd.] gerek, ihtiyaç Ar ḥāca حاج zgerekti

Benzer sözcükler: defi hacet

Bu maddeye gönderenler: ihtiyaç (muhtaç)


15.07.2015
hacim

Ar ḥacm حجم z [#ḥcm faˁl ] 1. şişik, kabartı, ciltte tümsek, dirsekteki kabarık kemik, hamile kadın karnı, 2. cüsse, büyüklük Ar ḥacama حجم zmeme emdi, cildini emerek tümsek yaptı

hacip

Ar ḥācib حاجب z [#ḥcb fāˁil fa.] 1. perdeci, kapıcı, 2. saray hizmetçisi, mabeyinci Ar ḥacaba örttü, sakladı

hacir

Ar ḥacr حجر z [#ḥcr faˁl msd.] kısıtlama, yasaklama, engel Ar ḥacara حجر zkısıtladı, yasakladı, köstek vurdu (≈ Aram #χgr חגר ztuttu, bağladı, ayağına köstek vurdu )

haciz

Ar ḥacz حجز z [#ḥcz faˁl msd.] engel, bariyer, ayıraç, birinin bir hakkı kullanmasına engel olma Ar ḥacaza حجز zengelledi, ayırdı

hack

İng hack 1. balta veya kaba bıçakla doğramak, 2. bir bilgisayar sistemine izinsiz girmek << Eİng haccian balta veya bıçakla doğramak << Ger *hakkôn a.a.