hacegân

habire

ünl ha bre teşvik ünlemi (Rumeli ağzı)

habis

Ar χabīṯ خبيث z [#χbs̠ faˁīl sf.] kötü niyetli, kötü huylu Ar χabuṯa خَبُثَ zkötü idi

habitat

İng habitat yaşanılan yer, çevre, ortam Lat habitatus alışıldık, mutat, evcil Lat habitare [den.] ikamet etmek, alışmak +()t° Lat habēre, habit- sahip olmak, elde etmek, almak << HAvr *gʰh̥₁bʰ-éh₁-i̯e- (*gʰabʰ-ḗ-i̯e-) HAvr *gʰeh₁bʰ- (*gʰēbʰ-) almak, vermek

hac

Ar ḥacc حجّ z [#ḥcc faˁl msd.] dinî amaçlı ziyaret, özellikle Mekke'yi ziyaret ≈ Aram ḥaggā חַגָא z [#ḥgg] yılın belli günü yapılan kutlama, bayram, festival (Kaynak: Jastrow sf. 423-424.)≈ İbr ḥag חַג z [#ḥgg] a.a. İbr/Aram ḥagāg dönmek, geri gelmek

hacamat

Ar ḥicāma(t) حجامة z [#ḥcm fiˁāla(t) msd.] kadeh çekme, tıbbi amaçla vantuz uygulama Ar ḥacama حجم zmeme emdi, cildini emerek tümsek hale getirdi

hacegân

Fa χʷācagān خواجه z [çoğ.] hocalar, ulu kişiler Fa χʷāce خواجگان zhoca

 hoca


14.11.2019
hacer

Ar ḥacar حجر z [#ḥcr faˁal ] taş

hacet

Ar ḥāca(t) حاجة z [#ḥwc faˁla(t) msd.] gerek, ihtiyaç Ar ḥāca حاج zgerekti

hacı

Ar ḥācc حَاجى z [#ḥcc fāˁil fa.] hacc eden

hacim

Ar ḥacm حجم z [#ḥcm faˁl ] 1. şişik, kabartı, ciltte tümsek, dirsekteki kabarık kemik, hamile kadın karnı, 2. cüsse, büyüklük Ar ḥacama حجم zmeme emdi, cildini emerek tümsek yaptı

hacip

Ar ḥācib حاجب z [#ḥcb fāˁil fa.] 1. perdeci, kapıcı, 2. saray hizmetçisi, mabeyinci Ar ḥacaba örttü, sakladı