hacamat

habip

Arapça ḥbb kökünden gelen ḥabīb حبيب z "sevgili, dost" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥabba حَبَّ z "sevdi" fiilinin faˁīl vezninde sıfatıdır.

habire

ha bre "teşvik ünlemi (Rumeli ağzı)" anlamında ünlemdir.

habis

Arapça χbs̠ kökünden gelen χabīṯ خبيث z "kötü niyetli, kötü huylu" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça χabuṯa خَبُثَ z "kötü idi" fiilinin faˁīl vezninde sıfatıdır.

habitat

İngilizce habitat "yaşanılan yer, çevre, ortam" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Latince habitatus "alışıldık, mutat, evcil" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince habitare "ikamet etmek, alışmak" fiilinden +()t° ekiyle türetilmiştir. Latince fiil Latince habēre, habit- "sahip olmak, elde etmek, almak" fiilinin isimden türetilmiş fiilidir. Latince fiil Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *gʰh̥₁bʰ-éh₁-i̯e- (*gʰabʰ-ḗ-i̯e-) biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *gʰeh₁bʰ- (*gʰēbʰ-) "almak, vermek" kökünden türetilmiştir.

hac

Arapça ḥcc kökünden gelen ḥacc حجّ z "dinî amaçlı ziyaret, özellikle Mekke'yi ziyaret" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice ḥgg kökünden gelen ḥaggā חַגָא z "yılın belli günü yapılan kutlama, bayram, festival" sözcüğü ile eş kökenlidir. (Kaynak: Jastrow, Dict. of the Targumim, Talmud Bavli etc. sf. 423-424.) Bu sözcük İbranice ḥgg kökünden gelen aynı anlama gelen ḥag חַג z sözcüğü ile eş kökenlidir. İbranice sözcük İbranice ve Aramice/Süryanice ḥagāg "dönmek, geri gelmek" fiilinden türetilmiştir.

hacamat
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

"kadeh çekme" [ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
bir haccām Davud'ı hıcāmet eylerdi. Davud aŋa bir dīnār vérdi. "aynı anlamda" [ Yadigâr-ı İbni Şerif, 1421? yılından önce]
ol yerin berāberinde hıcāmet/hacāmet ideler tā kim kan bir gayri tarafa çekile gide "kan çekme" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
hacamat حَجامَت: Bedenin bir tarafını yarıp üzerine boynuz koyarak kan çekme ameliyatı. "... birini ölümcül olmayacak bir şekilde bıçakla vurma (argo)" [ Cumhuriyet - gazete, 1932]
Kızcağzın suratını hacamat etmeseydim şimdi gene beraber yaşıyacaktık.

Köken

Arapça ḥcm kökünden gelen ḥicāma(t) حجامة z "kadeh çekme, tıbbi amaçla vantuz uygulama" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥacama حجم z "meme emdi, cildini emerek tümsek hale getirdi" fiilinin fiˁāla(t) vezninde masdarıdır.

Daha fazla bilgi için hacim maddesine bakınız.

Ek açıklama

Geleneksel tıptaki anlamı kan çekmek değil, kadeh çekmektir. "Kan çekme" anlamının hangi aşamada belirdiği anlaşılamadı.


09.09.2017
hacegân

Farsça χʷācagān خواجه z "hocalar, ulu kişiler" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça χʷāce خواجگان z "hoca" sözcüğünün çoğuludur.

hacer

Arapça ḥcr kökünden gelen ḥacar حجر z "taş" sözcüğünden alıntıdır.

hacet

Arapça ḥwc kökünden gelen ḥāca(t) حاجة z "gerek, ihtiyaç" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥāca حاج z "gerekti" fiilinin faˁla(t) vezninde masdarıdır.

hacim

Arapça ḥcm kökünden gelen ḥacm حجم z "1. şişik, kabartı, ciltte tümsek, dirsekteki kabarık kemik, hamile kadın karnı, 2. cüsse, büyüklük" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥacama حجم z "meme emdi, cildini emerek tümsek yaptı" fiilinin faˁl vezninde türevidir.

hacip

Arapça ḥcb kökünden gelen ḥācib حاجب z "1. perdeci, kapıcı, 2. saray hizmetçisi, mabeyinci" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥacaba "örttü, sakladı" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.