hızma

hıyar

Fa χiyār خيار zsalatalık, cucumis sativus

hıyarşembe

Fa χiyār şanbar خيار شنبر zsıcak ülkelere özgü bir ağaç, cassia

hız

Fa χīz خيز z1. sıçrama, hamle, 2. fırla! (emir) Fa χāstan, χīz- خاستن, خيز zkalkmak, sıçramak

hızar

Erm χzarar խզարար zkeski, büyük testere Erm χiz խիզ zkesme

hızır

Ar χiḍr خضر zKur'anda anılan ölümsüz bir şahsiyet Ar χiḍr خضر z [#χḍr] yeşillik, yaş meyve ve sebze ≈ Ar aχḍar أخضر zyeşil

hızma

[ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
hızma (Ahlat, Malatya, Kütahya); hırızma (Maraş): bir ucu burun kenarına diğer ucu başa raptedilen ince bir zincir üzerine dizilmiş ufak altınlardan ziynet. [ Milliyet - gazete, 1986]
Hafif Müzik şarkıcısı Sibel Egemen, 'hızma' taktı.

≈ Kürd xizêm burun takısı Ar χizām/χizāma(t) خزام/خزامة z [#χzm] develere takılan burun halkası Ar χazama خزم zipe boncuk dizdi, devenin burnunu delerek halka geçirdi

Not: Karş. Akad χazāmu, İbr #χzm "delme". Yöresel bir tabir iken 1980'lerden itibaren genel kullanıma girdi.


29.12.2014
hi-fi

İng hi-fi yüksek kaliteli ses kayıt sistemi (İlk kullanım: 1950) § İng high yüksek İng fidelity sadakat (Lat fidelis sadık Lat fides güven, sadakat )

hibe

Ar hiba(t) هبة z [#whb fiˁla(t) msd.] ihsan etme, bağış, hediye Ar wahaba وهب zbahşetti, cömertçe verdi

hibrit

Fr hybride İng hybrid melez Lat hybrida a.a. EYun ʰýbris ὑβρις zölçüyü aşma, küstahlık, azgınlık EYun ʰybrízō ὑβρίζω zazmak, ölçüyü aşmak +sis

hicap

Ar ḥicāb حجاب z [#ḥcb fiˁāl msd.] 1. perde, kadın örtüsü, 2. utanma Ar ḥacaba حجب zsakladı, gizledi, örttü

hicaz

öz ḥicāz حجاز zArabistan'da bir ülke