hızar

hışır

onom hış/hışır gevrek nesne sesi

hıyanet

Ar χiyāna(t) خيانة z [#χwn fiˁāla(t) msd.] hainlik etme, hainlik Ar χāna خان zhainlik etti

hıyar

Fa χiyār خيار zsalatalık, cucumis sativus

hıyarşembe

Fa χiyār şanbar خيار شنبر zsıcak ülkelere özgü bir ağaç, cassia

hız

Fa χīz خيز z1. sıçrama, hamle, 2. fırla! (emir) Fa χāstan, χīz- خاستن, خيز zkalkmak, sıçramak

hızar

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
χızār [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
χızār: Tahta ve kereste biçmeğe mahsus su ile tahrik olunur büyük bıçkı. (Aslı merkeble döner değirmen demek olan Farsça χirās'dan muharref χirāz olsa gerekir; zaten bu şekilde de kullanılır.)

Erm χzarar խզարար zkeski, büyük testere Erm χiz խիզ zkesme


22.08.2014
hızır

Ar χiḍr خضر zKur'anda anılan ölümsüz bir şahsiyet Ar χiḍr خضر z [#χḍr] yeşillik, yaş meyve ve sebze ≈ Ar aχḍar أخضر zyeşil

hızma

≈ Kürd xizêm burun takısı Ar χizām/χizāma(t) خزام/خزامة z [#χzm] develere takılan burun halkası Ar χazama خزم zipe boncuk dizdi, devenin burnunu delerek halka geçirdi

hi-fi

İng hi-fi yüksek kaliteli ses kayıt sistemi (İlk kullanım: 1950) § İng high yüksek İng fidelity sadakat (Lat fidelis sadık Lat fides güven, sadakat )

hibe

Ar hiba(t) هبة z [#whb fiˁla(t) msd.] ihsan etme, bağış, hediye Ar wahaba وهب zbahşetti, cömertçe verdi

hibrit

Fr hybride İng hybrid melez Lat hybrida a.a. EYun ʰýbris ὑβρις zölçüyü aşma, küstahlık, azgınlık EYun ʰybrízō ὑβρίζω zazmak, ölçüyü aşmak +sis