hız

hışım

Fa χişm/χēşm خشم/خيشم zöfke << OFa hēşm a.a. ≈ Ave aeşma- a.a.

hışır

onom hış/hışır gevrek nesne sesi

hıyanet

Ar χiyāna(t) خيانة z [#χwn fiˁāla(t) msd.] hainlik etme, hainlik Ar χāna خان zhainlik etti

hıyar

Fa χiyār خيار zsalatalık, cucumis sativus

hıyarşembe

Fa χiyār şanbar خيار شنبر zsıcak ülkelere özgü bir ağaç, cassia

hız

"hamle" [ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
yirlerinden her biri χīz itdiler / yüzleri-ile yir yüzin iz itdiler [ Meninski, Thesaurus, 1680]
χīz: hamle, kalkmak. Surgere, impetus, assultus. "... sürat, şiddet" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
χız, χīz: Süratin darbı, şiddet. χız almak: kesbi sürat. χızını alamamak. χızlı yürüyüş, χızlı vurma, χızlı bağırma.

Fa χīz خيز z1. sıçrama, hamle, 2. fırla! (emir) Fa χāstan, χīz- خاستن, خيز zkalkmak, sıçramak

Not: “Sürat” anlamı 20. yy'da egemen olmuştur. Karş. tez1. Sürat kavramıyla ilgili iki sözcüğün emir kipinden türemiş olması ilgi çekicidir.

Benzer sözcükler: hızlanmak, hızlı


17.06.2015
hızar

Erm χzarar խզարար zkeski, büyük testere Erm χiz խիզ zkesme

hızır

Ar χiḍr خضر zKur'anda anılan ölümsüz bir şahsiyet Ar χiḍr خضر z [#χḍr] yeşillik, yaş meyve ve sebze ≈ Ar aχḍar أخضر zyeşil

hızma

≈ Kürd xizêm burun takısı Ar χizām/χizāma(t) خزام/خزامة z [#χzm] develere takılan burun halkası Ar χazama خزم zipe boncuk dizdi, devenin burnunu delerek halka geçirdi

hi-fi

İng hi-fi yüksek kaliteli ses kayıt sistemi (İlk kullanım: 1950) § İng high yüksek İng fidelity sadakat (Lat fidelis sadık Lat fides güven, sadakat )

hibe

Ar hiba(t) هبة z [#whb fiˁla(t) msd.] ihsan etme, bağış, hediye Ar wahaba وهب zbahşetti, cömertçe verdi