hısım

hırpala|mak

<? TTü hırpani perişan kılıklı

hırpani

<? Ar χiribbān خربان z [#χrb] harap, yıkıma uğramış (Kaynak: Lane sf. 2.716.)Ar χaraba خرب zharap oldu

hırs

Ar ḥirṣ حرص z [#ḥrṣ fiˁl ] şiddetli ve bencil istek, arzu Ar ḥaraṣa حَرَصَ zşiddetle arzuladı

hırsız

<< TTü χayırsız hayırsız, uğursuz Ar χayr +sIz

hırt

?

hısım

[ Codex Cumanicus, 1303]
socera [kayın, evlilik yoluyla akraba] - Tr: ksim [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
pes ögüdi χıṣmına [uygun kişilere] virmek gerek / ne neye lāyık-durur bilmek gerek [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
hısım: (Aslı anlaşılamadı) Akraba ve taallukatdan olan.

~? Ar ḳism قسم zkısım, bölük

 kısım

Not: Muhtemelen kısım sözcüğünün özel anlam kazanmış varyantıdır. Klasik Arapçada bu anlamda kullanılmaz.


24.08.2015
hış

onom gevrek şey sesi, kuru yaprak sesi

hışım

Fa χişm/χēşm خشم/خيشم zöfke << OFa hēşm a.a. ≈ Ave aeşma- a.a.

hışır

onom hış/hışır gevrek nesne sesi

hıyanet

Ar χiyāna(t) خيانة z [#χwn fiˁāla(t) msd.] hainlik etme, hainlik Ar χāna خان zhainlik etti

hıyar

Fa χiyār خيار zsalatalık, cucumis sativus