hüthüt

hürmet

Ar ḥurma(t) حُرمة z [#ḥrm fuˁla(t) msd.] 1. yasak olma, dokunulmazlık, tabu, 2. yasağa uyma, saygı gösterme Ar ḥarama حَرُمَ zyasakladı

hürriyet

Ar ḥurriyya(t) حرّيّة z [#ḥrr y. msd.] köle olmama, azatlık Ar ḥurr حرّ zköle veya bağımlı olmayan, asil, soylu +īya(t)2

hüsn

Ar ḥusn حُسْن z [#ḥsn fuˁl msd.] güzellik Ar ḥasuna حَسُُنَ zgüzel idi

hüsran

Ar χusrān خُسران z [#χsr fuˁlān msd.] zarara uğrama, tahribat, hasar Ar χasira خَسِرَ zzarar gördü

hüsrev

Fa χusrav/χosrov خسرو zeski İran padişahlarının bir sıfatı << Ave hu-sraw iyi namlı, ünlü § Ave hu iyi Ave sraw duyma, ün << HAvr *ḱlew- duymak

hüthüt

[ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
hüdhüd ü kuşlar sīmurġ mis̠āl

Ar hudhud هدهد z [#hd q.] Kuran'da adı geçen bir kuş, çavuş kuşu, upupa epops onom hadhada


04.05.2015
hüvelbaki

Ar huwa'l-bāḳī هو الباقي zO (Allah) kalıcıdır § Ar huwa هُوَ zo (üçüncü tekil şahıs) Ar bāḳī بَاقٍ zkalıcı

hüviyet

Ar *huwīya(t) هویة zo-luk, kim-lik Ar huwa هو züçüncü tekil kişi zamiri, o +īya(t)2

hüzün

Ar ḥuzn حزن z [#ḥzn fuˁl msd.] üzüntü Ar ḥazana حزن züzdü

hüzzam

<? Ar hazam هزم z [#hzm] gümbürtü, gürleme

ıcık bıcık

onom bedensel temas veya ıslaklık ifade eden deyim