hülasa

hüdayinabit

Farsça χudāyī nābit خداى نابت z "kendiliğinden biten (bitki)" deyiminden alıntıdır. Farsça deyim Farsça χudāyī خداى z "tanrısal, tanrıdan" ve Arapça nbt kökünden gelen nābit نابت z "biten" sözcüklerinin bileşiğidir.

hüküm

Arapça ḥkm kökünden gelen ḥukm حُكْم z "1. yargılama, 2. yargı, karar, buyruk" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥakama حَكَمَ z "yargıladı, hükmetti" fiilinin fuˁl vezninde masdarıdır.

hükümdar

Arapça ḥukm حكم z "egemenlik" ve Farsça dār دار z "tutan, sahip" sözcüklerinin bileşiğidir.

hükümet

Arapça ḥkm kökünden gelen ḥukūma(t) حكومة z "yönetim, egemenlik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥakama حَكَمَ z "yargıladı, egemenlik erki kullandı" fiilinin fuˁūla(t) vezninde masdarıdır.

hükümran

Arapça ḥukm حكم z "egemenlik" ve Farsça rān ران z "süren" sözcüklerinin bileşiğidir. (NOT: Bu sözcük Farsça rāndan, rān- راندن, ران z "götürmek, sürmek" fiilinden türetilmiştir. Farsça fiil Farsça raftan, rav- رفتن, رو z "gitmek" fiilinden türetilmiştir. )

hülasa
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
gör χulāṣa kankısıdur ortada

Köken

Arapça χlṣ kökünden gelen χulāṣa(t) خلاصة z "öz, özet" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça χalaṣa خلص z "arındı, kurtuldu, serbest kaldı" fiilinin fuˁāla(t) vezninde ismi merresidir.

Daha fazla bilgi için halas maddesine bakınız.


24.04.2015
hülle

Arapça ḥll kökünden gelen ḥulla(t) حلّة z "1. giysi, özellikle cennet giysisi, 2. İslam hukukunda sahte nikâh" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥalla حلّ z "1. çözdü, soydu, 2. nikâhladı" fiilinin fuˁla(t) vezninde ismi merresidir.

hülya

Arapça χūlyā veya māliχūlyā خوليا z "melankoli, kara sevda" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen χolía veya melanχolía χολία z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca χolḗ veya melanχolḗ χολή z "kara safra, eski tıbba göre bünyeyi oluşturan dört ana maddeden biri" sözcüğünden türetilmiştir. Yunanca sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ǵʰolh₃-éh₂ (*ǵʰol-ā́) "sarı şey" biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ǵʰelh₃- (*ǵʰel-) "sararmak, parlamak" kökünden türetilmiştir.

hümanist

Fransızca humaniste "1. antik Yunan ve Latin kültürüne vakıf kimse, 2. insancıl" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük İtalyanca aynı anlama gelen umanista sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: Lodovicio Ariosto (1474-1533), İt. şair.) Bu sözcük Latince humanus "insani" sözcüğünden türetilmiştir. Latince sözcük Latince homo, homin- "«toprağa ait», insan" sözcüğünden +an° ekiyle türetilmiştir. Latince sözcük Latince humus "toprak" sözcüğünden türetilmiştir.

hümayun

Farsça humāyūn همايون z "kutsal, mübarek, padişaha ait" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça ve Orta Farsça humāy هماى z "devlet kuşu" sözcüğünden türetilmiştir. (NOT: Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde humayā- "«kutlu», Zerdüşt mitolojisinde Viştasp'ın kızının adı" sözcüğü ile eş kökenlidir. Avestaca sözcük Avesta (Zend) dilinde hu "iyi, kutlu, bahtlı, hayırlı" sözcüğünden türetilmiştir. Avestaca sözcük Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *esu- biçiminden evrilmiştir. ) Bu biçim Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *h₁es- (*es-) biçiminden türetilmiştir. )

hüner

Farsça ve Orta Farsça hunar هنر z "marifet, erdem" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde hunara- "erkeklik, erdem, virtus" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde hu- veya hao- "iyi" ve Avesta (Zend) dilinde nar-, nairya- "er, erkek" sözcüklerinin bileşiğidir. (NOT: Avestaca sözcük Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *h₂nḗr (*anḗr) biçiminden evrilmiştir. )