hüdayinabit

huzur

Ar ḥuḍūr حضور z [#ḥḍr fuˁūl msd.] 1. hazır olma, mevcut olma, şimdi ve burada olma, 2. yerleşik olma, göçebe olmama, 3. rahat, asayiş Ar ḥaḍara حضر zhazır idi, durdu (hareketli ve seferi zıddı)

hüccet

Ar ḥucca(t) حجّة z [#ḥcc fuˁla(t) ] belge, mahkemede delil

hücre

Ar ḥucra(t) حجرة z [#ḥcr fuˁla(t) mr.] oda, hane Ar ḥacara حجر zkapattı, yasakladı

hücum

Ar hucūm هجوم z [#hcm fuˁūl msd.] üstüne varma, saldırma Ar hacama هجم züstüne vardı, saldırdı

hüda

Fa χodā خدا ztanrı, hükümdar, sahip << OFa χʷadāy a.a. << Ave χʷa-dāta a.a. § Ave hva-/χʷa kendi Ave dā- vermek, koymak, yapmak, yaratmak, belirlemek

hüdayinabit

[ Osmanlı Kanunnameleri, <1520]
dağlarda yahud sahrālarda bitmiş olan χudāyī kestane ağacları

Fa χudāyī nābit خداى نابت zkendiliğinden biten (bitki) § Fa χudāyī خداى ztanrısal, tanrıdan Ar nābit نابت z [#nbt fāˁil fa.] biten

 hüda, nebat


12.10.2017
hüküm

Ar ḥukm حُكْم z [#ḥkm fuˁl msd.] 1. yargılama, 2. yargı, karar, buyruk Ar ḥakama حَكَمَ zyargıladı, hükmetti

hükümdar

§ Ar ḥukm حكم zegemenlik Fa dār دار ztutan, sahip

hükümet

Ar ḥukūma(t) حكومة z [#ḥkm fuˁūla(t) msd.] yönetim, egemenlik Ar ḥakama حَكَمَ zyargıladı, egemenlik erki kullandı

hükümran

§ Ar ḥukm حكم zegemenlik Fa rān ران zsüren (Fa rāndan, rān- راندن, ران zgötürmek, sürmek Fa raftan, rav- رفتن, رو zgitmek )

hülasa

Ar χulāṣa(t) خلاصة z [#χlṣ fuˁāla(t) mr.] öz, özet Ar χalaṣa خلص zarındı, kurtuldu, serbest kaldı