greyder

grejuva

Fr (feu) grégeois Yunan (ateşi), Bizans donanmasına özgü bir tür yakıcı madde Lat greciscus Yunan usulü (sıfat) Lat Grecus Yunan öz (EYun) Graikós γραικός zbir Yunan boyu veya Yunan kavminin eski bir adı

gren

Fr grain tane, parçacık << Lat granum tahıl tanesi << HAvr *ǵr̥h₂-nó-m (*ǵrā-nó-m) a.a.

grenadin

Fr grenadine nar şurubu Fr grenade nar +in° << Lat granatus [pp.] 1. taneli, 2. nar Lat granare [den.] tanelemek +()t° Lat granum tane

gres

Fr graisse katı yağ << OLat *crassia semizlik, bedensel yağ << HAvr *kert- yağlı, şişman Lat crassus [sf.] kalın, kaba, semiz

grev

Fr grève2 iş bırakma eylemi öz Grève Paris'te bir meydan Fr grève1 çakıllı dere kumu, mil

greyder

[ Milliyet - gazete, 1959]
silindirler, grayderler, konkasörler

İng grater kazıyıcı İng grate kazımak, tırmalamak, rendelemek +er Fr gratter Ger *krattōn

Bu maddeye gönderenler: kretuar, ograten


29.09.2017
greyfurt

İng grapefruit a.a. § İng grape üzüm, salkım (Fr grappe salkım ) Fr fruit meyva (Fr fruit ) << Lat fructus

gri

Fr gris kır renk << Ger *grîs a.a.

gringo

İsp gringo Meksika'da yabancılara ve özellikle Amerikalılara verilen aşağılayıcı ad öz griego Yunanlı Lat Graecus Romalıların Yunanlılara verdiği ad

grip1

Fr grippe [dev.] kırıklık, maraz, özellikle solunum yolu hastalığı Fr gripper tutmak, pençesine almak << Ger *grippan tutmak, kavramak << HAvr *gʰrei̯b- tutmak

grip2

İng grip 1. sıkıca tutma, tutulan şey, kabza, 2. film setinde kamera tutan görevli << Eİng grīpan sıkıca tutmak, kavramak