gravyer

grandi

İt grande albero büyük direk Lat grandis büyük

granit

Fr granit taneli bir tür kayaç İt granito taneli, grenli İt grano tohum, tane << Lat granum tahıl tanesi

granül

Fr granule tanecik Lat granulum [küç.] a.a. Lat granum tane +ul°

grappa

İt grappa 1. üzüm, 2. üzüm posasından elde edilen bir içki Fr grappe üzüm salkımı Ger *krappōn kavis, çengel, avuç

gravür

Fr gravure oymabaskı Fr graver hakketmek, oyarak çizmek +(t)ura Ger *graban

gravyer

[ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1897]
Enva-i penāyir, malum a, kaşer, beyaz, gravyer كروير, felemenk.

Fr gruyère bir tür peynir öz Gruyère İsviçre'nin Fribourg kantonunda bir köy

Not: Türkçe telaffuz ve yazım belki havyar sözcüğünün baskısıyla değişmiş olabilir. Yun graviéra γραβιέρα (a.a.) biçimi Türkçeden alıntıdır.

Benzer sözcükler: grüyer


10.02.2019
grejuva

Fr (feu) grégeois Yunan (ateşi), Bizans donanmasına özgü bir tür yakıcı madde Lat greciscus Yunan usulü (sıfat) Lat Grecus Yunan öz (EYun) Graikós γραικός zbir Yunan boyu veya Yunan kavminin eski bir adı

gren

Fr grain tane, parçacık << Lat granum tahıl tanesi << HAvr *ǵr̥h₂-nó-m (*ǵrā-nó-m) a.a.

grenadin

Fr grenadine nar şurubu Fr grenade nar +in° << Lat granatus [pp.] 1. taneli, 2. nar Lat granare [den.] tanelemek +()t° Lat granum tane

gres

Fr graisse katı yağ << OLat *crassia semizlik, bedensel yağ << HAvr *kert- yağlı, şişman Lat crassus [sf.] kalın, kaba, semiz

grev

Fr grève2 iş bırakma eylemi öz Grève Paris'te bir meydan Fr grève1 çakıllı dere kumu, mil