glayöl

gladio

İt gladio 1. kılıç, 2. İtalyan ordusunda 1950'lerde kurulan bir gizli teşkilat << Lat gladius kısa ve enli kılıç

gladyatör

Fr gladiateur Eski Roma'da gösteri için savaşan kişi Lat gladiator kılıççı Lat gladius Galyalılara özgü kısa ve enli kılıç +()tor Kelt << HAvr *kl̥dʰ-i̯é- HAvr *kelh₂- (*kel-) kesmek, bıçak vurmak

gland

İng gland salgı bezi Lat glandula [küç.] palamutçuk, vücutta ele gelen boyutta ur veya salgı bezi Lat glans, gland- meşe palamudu << HAvr *gʷl̥h₂-nd(ʰ)-is (*gʷlā-nd(ʰ)-is)

glans

Lat glans meşe palamudu, penis başı

glase

Fr glacé [pp.] 1. buzlu, donuk, 2. cam gibi Fr glacer dondurmak, camlaştırmak << OLat glaciare [den.] a.a. Lat glaciēs buz <<? HAvr *gl̥-k- (Kaynak: Watkins sf. 26.)HAvr *gel-¹ donmak

glayöl

[ Refik Halit Karay, 1947]
Hani senin bana İzmirde yolladığn ilk hediyen yok mu, pembe glayöl buketi... [ Milliyet - gazete, 1961]
De Gaulle abideye kırmızı, sarı ve portakal renkli glayörlerden yapılmış bir çelenk koydu.

Fr glaïeul kılıç çiçeği << Lat gladiolus [küç.] a.a. (İlk kullanım: Plinius, Romalı doğabilimci (24-79).) Lat gladius kılıç +ul°

Not: Glayör yazımı yanlıştır.


12.08.2017
glazür

Fr glaçure camla kaplama, emaye, şeffaf ve sert cila Fr glacer buzlamak, camlaştırmak +()tura

glikojen

Fr glycogène karaciğerde glikoz deposu işlevini gören bir kimyasal madde

glikoz

Fr glucose bir tür şeker EYun glykýs γλυκύς ztatlı +ose << HAvr *dl̥kú- tatlı

gliserin

Fr glycérine kokusu şekere benzeyen bir kimyasal madde (İlk kullanım: Michel-Eugene Chévreul, Fr. kimyacı (1786-1889).) EYun glykerós γλυκερός ztatlı, şekersi +in° EYun glykýs γλυκύς ztatlı

glob

Fr globe küre Lat globus a.a. << HAvr *glebʰ-