gipür

gidi

Fa gīdī گيدى zdeyyus, karısının iffetsizliğine göz yuman kimse

gidişat

TTü gidiş +āt

gidon

Fr guidon bisikletin yön çubuğu, dümen Fr guider yönetmek, yönlendirmek +on Ger *wītan bildirmek, göstermek, yol göstermek << HAvr *wei̯d- görmek

giga+

Fr/İng giga+ [bileşik adlarda] dev EYun gigás, gigant- γιγάς, γιγαντ- zdev

ginseng

İng ginseng Çin kökenli bir bitki, adamotu Çin rénshēn 人蔘 zadam-otu, a.a.

gipür

[ Milliyet - gazete, 1955]
Üzerinde siyah ve beyaz gipür işlemeli Carven'in bir elbisesi vardı.

Fr guipure bir tür dantel Fr guiper kenar işlemek, oya yapmak +(t)ura Ger *wīpan çevirmek


30.09.2017
+gir

Fa gīr گير ztutan, sahip olan Fa giriftan, gīr- گرفتن, گير ztutmak << OFa grēftan, gīr- a.a. (≈ Ave grab- a.a. ≈ Sans grabh- a.a. ) << HAvr *gʰrebh₂-(*gʰreb-) tutmak, yakalamak

gir|mek

<< ETü kir- (kapalı bir yere) girmek

giran

Fa girān ağır, (mec.) pahalı Fa giriftan, gir tutmak +ān

girdap

Fa girdāb گِرْداب zsu döngüsü § Fa gard/gird گِرْد zdönen, döngü Fa āb آب zsu

girift

Fa girift گرفت ztutma, tutulmuş, tutsak Fa giriftan, gīr- گرفتن, گىر ztutmak