gezinti

gez

<< ETü kez oyuk, çentik

gez|mek

<< ETü kez- dolanmak, gidip gelmek

gezegen

TTü gez- +(g)An

gezgin

TTü gez- +gIn

gezi

ETü kezig tekerrür, sıra, nöbet ETü kez- dolanmak, dolaşmak, gidip gelmek +I(g)

gezinti

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
gezindi: Gezecek yol, sıra odalar önünde dolan; çok gezer, sürtük. TTü: [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
gezindi: 1. Gezinme, seyr, 2. gezilecek yer.

TTü gez- +(In)tI

 gez-

Not: +Inti ekinin, gezin- dönüşlü fiilinden +dI geçmiş zaman partisip ekiyle inşa edilmiş bileşik biçim olduğu burada açıkça görülmektedir.


24.12.2015
gıcık

<< OTü gicik kaşıntı, tahriş ETü kiçi- tahriş etmek, kaşımak +Uk

gıcır

onom tiz sürtünme sesi

gıda

Ar ġiḏāˀ غذاء z [#ġḏw fiˁāl msd.] besin Ar ġaḏā غَذَا zbesledi

gıdak

onom gıdak tavuk sesi

gıdı

çoc gıdı gıdı gıdıklama ifadesi