gez|mek

gevşe|mek

<< TTü geŋşe- genişlemek, bollaşmak TTü geŋiş geniş +(g)A-

gey

İng gay 1. neşeli, 2. eşcinsel Fr gai neşeli

geyik

<< ETü keyik otçul yabani hayvanların genel adı, özellikle geyik

geyşa

Jap geişa sanatçı § Jap gei sanat Jap sha kişi

gez

<< ETü kez oyuk, çentik

gez|mek

ETü: [ Uyğur Kağan Yazıtı, 759]
Çığıltr költe ak suw kezü süŋüştüm [Çıldır gölünde ak suyu dolanıp? savaştım] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol yirig kezdi [[ülkeyi dolaştı]] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
gezmek: Deambulare, vagari, errare. (...) aşağa yokaru gezmek, avare gezmek, yaramaz yolda gezmek TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
gezip tozmak: Hovardalık etmek. (...) ne gezer: Yok. (...) boş gezmek: Avarelik. (...) güz gezdirmek (...) boş gezenin boş kalfası

<< ETü kez- dolanmak, gidip gelmek

Not: Esasen "geri dönmek" anlamında iken "dolanmak, kavisli hat üzerinde gitmek" anlamı egemen olmuştur.

Benzer sözcükler: gezdirmek, gezenek, gezenti, gezik, gezilmek, gezinmek, ne gezer

Bu maddeye gönderenler: gezegen, gezgin, gezi, gezinti, kez


09.09.2015
gezegen

TTü gez- +(g)An

gezgin

TTü gez- +gIn

gezi

ETü kezig tekerrür, sıra, nöbet ETü kez- dolanmak, dolaşmak, gidip gelmek +I(g)

gezinti

TTü gez- +(In)tI

gıcık

<< OTü gicik kaşıntı, tahriş ETü kiçi- tahriş etmek, kaşımak +Uk