geyik

geviş

<< ETü *keviş çiğneme ETü kev- çiğnemek +Iş

gevre|mek

<< ETü kegre-/kevre- koflaşmak, kırılgan olmak

gevrek

<< ETü kegrek/kevrek kıkırdak ETü kegre- kırılgan ve kof hale gelmek +Uk

gevşe|mek

<< TTü geŋşe- genişlemek, bollaşmak TTü geŋiş geniş +(g)A-

gey

İng gay 1. neşeli, 2. eşcinsel Fr gai neşeli

geyik

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
keyik yiyü tabışgan yiyü olurur ertimiz [geyik yiyip, tavşan yiyip oturur idik] KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
porcus saluaticus [yaban domuzu] - Tr: χeyk tongus [geyik domuz] [ İbni Mühenna, Lugat, <1310]
keyik: al-waḥşī geyik muhabbeti "amaçsız sohbet" [ Milliyet - gazete, 1990]
Proje üstadı Adnan Bey, 'geyik muhabbeti' ile başlayıp üniversite yönetimlerini sokaktaki adama açmayla son bulan gayretleriyle... geyik "keyifli sohbet" [ Milliyet - gazete, 1995]
şöyle karşılıklı bir gelseler ne geyik olur.

<< ETü keyik otçul yabani hayvanların genel adı, özellikle geyik

Not: Geyik muhabbeti deyimi muhtemelen "avcı sohbeti" anlamındadır.


18.08.2017
geyşa

Jap geişa sanatçı § Jap gei sanat Jap sha kişi

gez

<< ETü kez oyuk, çentik

gez|mek

<< ETü kez- dolanmak, gidip gelmek

gezegen

TTü gez- +(g)An

gezgin

TTü gez- +gIn