gevşe|mek

geven

TTü gev- çiğnemek +(g)An

geveze

Fa gabzan گبزن zçok veya boş konuşan, lafazan § Fa gab گب zlakırdı, boş laf Fa zan زن zçalan

geviş

<< ETü *keviş çiğneme ETü kev- çiğnemek +Iş

gevre|mek

<< ETü kegre-/kevre- koflaşmak, kırılgan olmak <? ETü *kegiz +(g)A-

gevrek

<< ETü kegrek/kevrek kıkırdak ETü kegre- kırılgan ve kof hale gelmek +Uk

gevşe|mek

TTü: [ Kul Mes'ud, Kelile ve Dimne terc., <1347]
ne çarχ dönmekligi anuŋ tāzeligin giderür, ne rūzigār [zaman] anuŋ dügünin [düğümünü] geŋşetür TTü: [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
zīrā ki ḥammāma çok girecek siŋirler geŋşer, el ayak titregen olur, bend-gūşālar geŋşek olur TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
geŋşek: Laxus; geŋşeklik (...) gevşek: Laxus, mollis, languidus; gevşeklik

<< TTü geŋşe- genişlemek, bollaşmak TTü geŋiş geniş +(g)A-

 geniş

Not: Karş. ETü kewşe- / TTü gevşe- "geviş getirmek". İki ayrı fiil TTü kullanımda birleşmiştir.

Benzer sözcükler: gevşek, gevşetmek


13.01.2018
gey

İng gay 1. neşeli, 2. eşcinsel Fr gai neşeli

geyik

<< ETü keyik otçul yabani hayvanların genel adı, özellikle geyik

geyşa

Jap geişa sanatçı § Jap gei sanat Jap sha kişi

gez

<< ETü kez oyuk, çentik

gez|mek

<< ETü kez- dolanmak, gidip gelmek