gerdel

gerçeküstü
gerçel

TTü gerçek +Al

gerçi

Fa gar çi أگر چه/گر چه zeğer ki, her ne kadar Fa gar eğer

gerdan

Fa gardan/gardān گردن/گردان z1. dönen, döngü, eksen, 2. boyun << Fa/OFa wardan/gardan dönmek, döndürmek << HAvr *wert- a.a.

gerdek

Fa girdak گردك zkral çadırı, otağ, gelin odası Fa gird گرد z1. döngü, daire, halka, 2. çadır +ak2

gerdel

gerder [ Piri Reis, Kitab-ı Bahriye, 1521]
ve içecek suyı geminüŋ anbarına dökerler, gerder ile bıŋar misalinde daldırub satarlar [ Andreas Tietze, Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati, 1640]
gerdel-i sentine, gerdel-i güverte, gerdel-i alabanda

Yun kaldári(on) καλδάριον zbakraç, su kaynatma kazanı [mod. kardári] Lat caldarium a.a. Lat calidus sıcak +ari° Lat calere ısıtmak

 kalori

Not: Karş. İng cauldron, Fr chaudron "su kazanı" < Lat caldaria.


29.09.2017
gerdeme

Yun kárdama κάρδαμα z [çoğ.] Yun/EYun kárdamon κάρδαμον zroka veya tere, genelde çiğ yenen her türlü ot

gerdun

Fa gardūn 1. dönen, devreden, çark, 2. burçlar çemberi, felek OFa gardēnag a.a.

gereç

TTü *gere- +(g)Aç << ETü kerge- gerekmek

gerek

<< ETü kergek eksik, noksan, gereken ETü kerge- eksilmek, eksik olmak +Uk ETü kez oyuk +(g)A-

gerekçe

ETü gerek +çA