gerdan

ger|mek

<< ETü ker- 1. enlemesine kesmek, engellemek, 2. (ip) çekerek uzatmak

gerçek

<< OTü-KT kirtücek doğru, inanılır, güvenilir ETü kirtü 1. gerçeklik, doğruluk, sıdk, 2. yemin, ant +çAk

gerçeküstü
gerçel

TTü gerçek +Al

gerçi

Fa gar çi أگر چه/گر چه zeğer ki, her ne kadar Fa gar eğer

gerdan

"boyun" [ Codex Cumanicus, 1303]
collum - Fa: gardan - Tr: boyn "... dönen, döngü" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ay ü güni durmadın gerdān kılan

Fa gardan/gardān گردن/گردان z1. dönen, döngü, eksen, 2. boyun << Fa/OFa wardan/gardan dönmek, döndürmek << HAvr *wert- a.a.

 versiyon

Not: Karş. Sans vartati "döner", vartāyati "döndürür"; Lat uertere, uers- "döndürmek"; Goth wairthan > Alm werden "dönmek, dönüşmek". Farsça ön seste /w/ > /g/ standarttır. Karş. merdane1.

Bu maddeye gönderenler: bedava, gerdek, gerdun, girdap, merdane1


24.11.2020
gerdek

Fa girdak گردك zkral çadırı, otağ, gelin odası Fa gird گرد z1. döngü, daire, halka, 2. çadır +ak2

gerdel

Yun kaldári(on) καλδάριον zbakraç, su kaynatma kazanı [mod. kardári] Lat caldarium a.a. Lat calidus sıcak +ari° Lat calere ısıtmak

gerdeme

Yun kárdama κάρδαμα z [çoğ.] Yun/EYun kárdamon κάρδαμον zroka veya tere, genelde çiğ yenen her türlü ot

gerdun

Fa gardūn 1. dönen, devreden, çark, 2. burçlar çemberi, felek OFa gardēnag a.a.

gereç

TTü *gere- +(g)Aç << ETü kerge- gerekmek