genç

gem

Yun kēmós/kámos κημός/καμός zköpek tasması << EYun kēmós κημός ztasma, hayvanların ısırmasını önlemek için ağızlarına bağlanan dar sepet veya torba (Kaynak: Frisk sf. 1:841)

gemi

<< ETü kémi suda taşıt aracı

+gen

~? Fr +gone açı, köşe EYun gōnía γωνία za.a.

gen

Alm Gen canlılarda kalıtımı düzenleyen hücre birimi (İlk kullanım: 1866 Gregor Mendel, Avst. biyolog.) EYun génos γένος zsoy, zürriyet

gen(o)+

Fr géno+ İng geno+ [bileşik adlarda] doğurma, üreme EYun génos γένος z1. üreme, 2. soy, zürriyet, aşiret Lat genus, gener- a.a. << HAvr *ǵenh₁- (*ǵen-) doğurmak

genç

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kenç anasın emdi [[yavru anasının memesini emdi]] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
genc: tāze, cüvān.

<< ETü kēnç yavru, bebek

Not: Moğ kence "küçük, ailenin en küçük çocuğu" Türkçeden alıntıdır.

Benzer sözcükler: gencecik, gençleşmek, gençlik, gepegencecik


10.12.2015
genel

<? TTü geŋ geniş, bol +Al

genelev
genelge

YTü genel +gA

general

Fr générale [fem.] Fr capitaine général genel kumandan Fr général genel << Lat generalis soya ait, genel Lat genus, gener- soy, ırk +al°

genetik

Fr génétique üremeye veya soya ilişkin, kalıtımsal, ırsi EYun genētikós γενητικός za.a. EYun génesis γένεσις züreme +ik° EYun gígnomai, gen- γίγνομαι, γεν- zdoğurmak +sis