gaza

gayya

Arapça ġwy kökünden gelen ġayya(t) غيّة z "baştan çıkma, kötü yola düşme, cehennemde bulunan bir kuyunun adı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ġāwa غاو z "baştan çıktı, kötü yola düştü" fiilinin faˁla(t) vezninde masdarıdır.

gayz

Arapça ġyẓ kökünden gelen ġayẓ غيظ z "şiddetli öfke" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ġāẓa غاظ z "öfkeye kapıldı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

gaz1

Fransızca gaz "maddenin uçucu hali" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Holandaca aynı anlama gelen gaz sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: J. B. van Helmont (1577-1644) Holl. kimyacı.) Bu sözcük Eski Yunanca χáos χάος z "şekilsiz varlık" sözcüğünden alıntıdır.

gaz2

Fransızca gazéine veya gazole "rafine edilmiş bir petrol ürünü, benzin" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca gaze "uçucu madde, cismin uçucu hali" sözcüğünden türetilmiştir.

gaz3

Fransızca gaze "çok gevşek dokunmuş pamuklu bez" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Arapça ḳazz قزّ z "kaba ipekli kumaş" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen kac veya kaj sözcüğünden alıntıdır.

gaza
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
men neẓr kılmış érdim ġazātdın esen kelseŋ sewünmişdin seniŋ ḥaẓretiŋde def urğay-men tép [adak kılmıştım sen gazadan sağ gelsen sevincimden senin huzurunda def çalacağım diye] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ġazā غزا pro ġazāt غزاة pl. ġazevāt

Köken

Arapça ġzw kökünden gelen ġazā(t) veya ġazwa(t) غزاة/غزوة z "1. akın etme, yağma, talan, 2. İslam dini uğruna yapılan savaş" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ġazā غَزَا z "1. murat etti, gayret etti, 2. akın etti" fiilinin faˁla(t) vezninde masdarıdır.

Benzer sözcükler

gazavat, gazve

Bu maddeye gönderenler

gazi


19.08.2017
gazal

Arapça ġzl kökünden gelen ġazāl غزال z "ceylan, antilop" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen ˁuzīlā sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen χuzālu veya uzālu sözcüğü ile eş kökenlidir. )

gazap

Arapça ġḍb kökünden gelen ġaḍab غضب z "kızgınlık, öfke" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ġaḍuba غَدُبَ z "kızdı, öfkelendi" fiilinin faˁal vezninde masdarıdır.

gazel

Arapça ġzl kökünden gelen ġazal غزل z "flört etme, aşk sözleri, aşk şiiri" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ġazala غزل z "yün eğirdi" fiili ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir.

gazete

Fransızca gazette "parayla satılan haber bülteni" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Venedikçe gazéta "1. kesecik, Venedik devletinde bir para birimi, 2. haber bülteni" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Venedikçe gaza "kese, bir para birimi" sözcüğünden +et° ekiyle türetilmiştir. Venedikçe sözcük Eski Yunanca gáza γάζα z "hazine, büyük miktarda para" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Farsça aynı anlama gelen ganz- veya gaz- sözcüğünden alıntıdır.

gazi

Arapça ġzw kökünden gelen ġāzi غازٍ z "1. akıncı, istilacı, 2. İslam için savaşan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ġazā غَزَا z "murat etti, akın etti" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.