gayri

gaybubet

Ar ġaybūba(t) غيبوبة z [#ġyb faˁlūla(t) q. msd.] birinin gıyabında konuşma, gıybet Ar ġāba غَابَ zyok idi, kayıp idi, kayboldu

gayda

Bul gayda гайда zBalkanlara özgü tulum şeklinde çalgı ≈? Ger *gaitz keçi

gaye

Ar ġāya(t) غاية z [#ġy faˁla(t) mr.] son, uç, nihayet

gayet

Fa ba-ġāyat بغاية zson olarak, son derece [zarf] Ar ġāya(t) غاية zson, uç [isim]

gayret

Ar ġayra(t) غيرة z [#ġyr faˁla(t) msd.] kıskanma, kıskançlık, hırs ve hamiyet Ar ġāra غَارَ zkıskandı, hırs yaptı

gayri

[ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
Bilmeziz ammā gözünden gayri yerde et yokdur didiler. [ Gazavat-ı Sultan Murad, <1451]
kimini kırub ve kimini esīr-i bend-i zencīr idesiz, ġayri dürlü itmiyesiz

Ar ġayr غير z [#ġyr] başka, diğer

Not: Sona eklenen +i isim tamlaması edatıdır: ġayr-i mümkīn = "mümkün-ün diğeri, mümkün değil". Postpozisyon olarak kullanımda +i eki, Türkçe üçüncü tekil şahıs iyelik eki işlevini taşır: benden gayri = "benden başka-sı". • Yeni Osmanlıcada, Batı dillerinden alınan privatif in+ ve an+ önekli bileşiklere karşılık üretmek için kullanılmıştır. Karş. ir-rationel = gayri-aklî, im-meuble = gayri-menkul, il-légal = gayri-meşru.

Benzer sözcükler: ayrı gayrı, gari, gayriahlaki, gayriciddi, gayrifaal, gayriinsani, gayrikabil, gayrikâfi, gayrikanuni, gayrimemnun, gayrimenkul, gayrimeskûn, gayrimünasip, gayrimuntazam, gayrimüslim, gayrisafi, gayrisahih, gayrisamimi, gayrisıhhi, gayritabii, gayrivaki, hadigari

Bu maddeye gönderenler: ağyar, gayrimeşru, kelli, mugayir, tağyir


10.05.2021
gayrimeşru
gayser

İng geyser yer altından fışkıran su İzl geisir fışkıran, dökülen Nor geisan akıtmak, (sıvı) dökmek, fışkırmak << Ger *gausjan HAvr *ǵʰew- (sıvı) dökmek, akıtmak

gayur

Ar ġayūr غيور z [#ġyr faˁūl im.] çok kıskanan, çok gayretli Ar ġāra غَارَ zkıskandı, gayret etti

gayya

Ar ġayya(t) غيّة z [#ġwy faˁla(t) msd.] baştan çıkma, kötü yola düşme, cehennemde bulunan bir kuyunun adı Ar ġāwa غاو zbaştan çıktı, kötü yola düştü

gayz

Ar ġayẓ غيظ z [#ġyẓ faˁl msd.] şiddetli öfke Ar ġāẓa غاظ zöfkeye kapıldı