gaybubet

gato

Fr gâteau pasta << EFr gastels hamur işi << Ger *wastil a.a.

gavat

Ar ḳawwād قوّاد z [#ḳwd faˁˁāl mesl.] muhabbet tellalı, fuhuşa aracılık eden Ar ḳāda قَادَ zönayak oldu, iş bitirdi

gavs

Ar ġawṣ غوص z [#ġwṣ faˁl msd.] 1. (özellikle inci için) denize dalma, inci dalgıçlığı yapılan yer, 2. tasavvufta en derin mertebeye erişmiş kişi ≈ Ar ġāṣa inci dalgıçlığı yaptı

gâvur

Fa gabr گبر z1. Zerdüşt dinine mensup, ateşperest, 2. Müslüman olmayan, kâfir

gayakol

İng guaiacol tıpta öksürük giderici ve antiseptik olarak kullanılan bir organik madde İng guaiacum Orta Amerika kökenli bir bitki Taino

gaybubet

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ġaybūbet i.q. ġıybet & ġaybet: Absentem traducere, vituperatio absentis [birinin yokluğunda onun hakkında konuşmak, çekiştirmek] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ġaybūbet: Bulunmama, hazır olmama, fıkdan.

Ar ġaybūba(t) غيبوبة z [#ġyb faˁlūla(t) q. msd.] birinin gıyabında konuşma, gıybet Ar ġāba غَابَ zyok idi, kayıp idi, kayboldu

 kayıp

Not: Arapçada çok nadir olan faˁlūla(t) masdarıdır. "Yokluk, hazır bulunmama" anlamı Türkçeye özgü görünüyor.


21.08.2014
gayda

Bul gayda гайда zBalkanlara özgü tulum şeklinde çalgı ≈? Ger *gaitz keçi

gaye

Ar ġāya(t) غاية z [#ġy faˁla(t) mr.] son, uç, nihayet

gayet

Fa ba-ġāyat بغاية zson olarak, son derece [zarf] Ar ġāya(t) غاية zson, uç [isim]

gayret

Ar ġayra(t) غيرة z [#ġyr faˁla(t) msd.] kıskanma, kıskançlık, hırs ve hamiyet Ar ġāra غَارَ zkıskandı, hırs yaptı

gayri

Ar ġayr غير z [#ġyr] başka, diğer