galiba

galebe

Ar ġalaba(t) غلبة z [#ġlb faˁala(t) msd.] sayı veya güç bakımından üstün olma, yenme Ar ġalaba غَلَبَ züstün idi, üstün geldi

galen

Fr galène kurşun içeren bir mineral EYun galenḗ γαλενή zkurşun

galeri

Fr galerie revak, kemerli koridor, resim ve heykel sergilenen yer İt galeria a.a. OLat galileia/galeria a.a.

galeta

İt galetta Fr galette [küç.] küçük yassı peksimet Fr galet çakıl taşı +et° Kelt *galos taş

galeyan

Ar ġalayān غليان z [#ġly faˁalān msd.] kaynama, taşma, azma Ar ġalā غلا zkaynadı

galiba

[ Seyf-i Sarayî, Gülistan tercümesi, 1391]
[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ġālibā & ġāliben & fīl ġālib: Potissimum, ferè, maximè [en güçlü ihtimalle] [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
galiba: Görünüşe göre.

Ar ġāliban غالباً z [zrf.] galip ihtimal ile, üstün olasılıkla Ar ġālib غالب z [#ġlb] +an

 galip

Not: "Üstün olasılıkla" anlamında iken, 20. yy başlarından itibaren zayıflayarak "belki, bir ihtimal" anlamını üstlenmiştir.


02.09.2017
galip

Ar ġālib غالب z [#ġlb fāˁil fa.] yenen, üstün Ar ġalaba غَلَبَ züstün idi, üstün geldi

galiz

Ar ġalīẓ غليظ z [#ġlẓ faˁīl sf.] yoğun, kaba Ar ġalaẓa غَلَظَ zkabalaştı, koyulaştı

galon

İng gallon sıvı hacim ölçüsü EFr galon/jalon ~? Kelt

galop

Fr galop atın dörtnala gidişi << EFr walop a.a. <? Ger *hlaupan koşmak, seğirtmek

galoş

Fr galoche takunya, tahta tabanlı ayakkabı << OLat gallicula solea Galyalılara özgü takunya, sabo öz Gallia Galya, Fransa +icul°