gala

gaile

Ar ġāˀila(t) غائلة z [#ġwl fāˁila(t) fa. fem.] başa gelen bela, talihsizlik Ar ġāla غَالَ z(aniden) saldırdı, uğradı, üşüştü (≈ Ar ġūl غول zgulyabani, aniden saldıran efsane yaratığı )

gaip

Ar ġāˀib غائب z [#ġyb fāˁil fa.] göz önünde olmayan, yitik, saklı Ar ġāba غَابَ zyok idi, hazır değildi (was absent), kayıp idi

gaita

Ar ġāˀiṭ غائط z [#ġwṭ fāˁila(t) fa. fem.] 1. yerde bulunan çukur, göden, hela çukuru, 2. tuvalette yapılan şey, dışkı Ar ġāṭa غاط zbattı, çukura girdi

gak

onom gak/guk karga veya büyük kuş sesi

gakkoş

çoc

gala

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
gala: Hafif resmiyetle karışık büyük eğlence. Gala elbisesi.

Fr gala şenlik, festival İt gala a.a. Ger *waljan yuvarlanmak, dansetmek << HAvr *welh₁-¹ (*wel-)

 vals


01.01.2011 den önce
galaksi

Fr galaxie, galact- Samanyolu, samanyoluna benzer diğer yıldız kümesi EYun galaksías γαλαξίας z«süt yolu», a.a. EYun gála, galakt- γάλα, γαλακτ- zsüt << HAvr *ǵlák-t- süt

galat

Ar ġalaṭ غَلَط z [#ġlṭ faˁal msd.] yanlış, yanılma Ar ġalaṭa غَلَطَ zyanıldı

galebe

Ar ġalaba(t) غلبة z [#ġlb faˁala(t) msd.] sayı veya güç bakımından üstün olma, yenme Ar ġalaba غَلَبَ züstün idi, üstün geldi

galen

Fr galène kurşun içeren bir mineral EYun galenḗ γαλενή zkurşun

galeri

Fr galerie revak, kemerli koridor, resim ve heykel sergilenen yer İt galeria a.a. OLat galileia/galeria a.a.