gaga

gaf

Fr gaffe pot kırma, utandırıcı hata

gaffar

Ar ġaffār غفّار z [#ġfr faˁˁāl mesl.] Allah'ın bir sıfatı, bağışlayıcı Ar ġafara غَفَرَ zbağışladı, merhamet etti

gafil

Ar ġāfil غافل z [#ġfl fāˁil fa.] habersiz, aymaz, bilinçsiz Ar ġafala غفل zhabersiz idi, aymadı

gaflet

Ar ġafla(t) غفلة z [#ġfl faˁla(t) msd.] aymama, habersiz olma, boş bulunma Ar ġafala غفل zhabersiz idi, aymadı

gag

İng gag 1. ağız tıkacı, gülmekten tıkanma, 2. tiyatroda irticalen yapılan espri onom

gaga

TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
gaga: Vox hirundium montanarum [dağ kırlangıcı sesi] [ Artin Hindoğlu, Hazine-i Lugat, 1838]
gaga: bec [Fr: kuş gagası] TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
gaga: Kakacak alet, minkar, kuşun diş hizmetini dahi gören ağzı.

<? onom ga ga kuş sesi

Not: TTü kak- fiilinden türediği düşünülebilir.

Benzer sözcükler: gagalamak


10.01.2018
+gâh

Fa/OFa gāh گاه z1. yer, makam, 2. müzikte makam << EFa gathu- makam ≈ Ave gāthā- makamla okunan ilahi

gaile

Ar ġāˀila(t) غائلة z [#ġwl fāˁila(t) fa. fem.] başa gelen bela, talihsizlik Ar ġāla غَالَ z(aniden) saldırdı, uğradı, üşüştü (≈ Ar ġūl غول zgulyabani, aniden saldıran efsane yaratığı )

gaip

Ar ġāˀib غائب z [#ġyb fāˁil fa.] göz önünde olmayan, yitik, saklı Ar ġāba غَابَ zyok idi, hazır değildi (was absent), kayıp idi

gaita

Ar ġāˀiṭ غائط z [#ġwṭ fāˁila(t) fa. fem.] 1. yerde bulunan çukur, göden, hela çukuru, 2. tuvalette yapılan şey, dışkı Ar ġāṭa غاط zbattı, çukura girdi

gak

onom gak/guk karga veya büyük kuş sesi