gafil

gaddar

Ar ġaddār غدّار z [#ġdr faˁˁāl mesl.] zalim, kıyıcı Ar ġadara غدر zzulmetti, kıydı

gadir

Ar ġadr غدر z [#ġdr faˁl msd.] kötülük, zulüm Ar ġadara غدر zzulmetti, kıydı

gadolinyum

YLat gadolinium bir element (İlk kullanım: 1886 Paul Émile Lecoq de Boisbaudran, Fr. kimyacı.) öz Johan Gadolin Finlandiyalı mineralojist (1760-1852) +ium

gaf

Fr gaffe pot kırma, utandırıcı hata

gaffar

Ar ġaffār غفّار z [#ġfr faˁˁāl mesl.] Allah'ın bir sıfatı, bağışlayıcı Ar ġafara غَفَرَ zbağışladı, merhamet etti

gafil

[ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
ġāfil boldı andın = osal turdı andın [ilgi göstermedi] [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ġāfil olmaŋ siz bu işden zinhār

Ar ġāfil غافل z [#ġfl fāˁil fa.] habersiz, aymaz, bilinçsiz Ar ġafala غفل zhabersiz idi, aymadı

 gaflet

Benzer sözcükler: gafil avlamak


22.09.2017
gaflet

Ar ġafla(t) غفلة z [#ġfl faˁla(t) msd.] aymama, habersiz olma, boş bulunma Ar ġafala غفل zhabersiz idi, aymadı

gag

İng gag 1. ağız tıkacı, gülmekten tıkanma, 2. tiyatroda irticalen yapılan espri onom

gaga

<? onom ga ga kuş sesi

+gâh

Fa/OFa gāh گاه z1. yer, makam, 2. müzikte makam << EFa gathu- makam ≈ Ave gāthā- makamla okunan ilahi

gaile

Ar ġāˀila(t) غائلة z [#ġwl fāˁila(t) fa. fem.] başa gelen bela, talihsizlik Ar ġāla غَالَ z(aniden) saldırdı, uğradı, üşüştü (≈ Ar ġūl غول zgulyabani, aniden saldıran efsane yaratığı )