gabavet

füze

Fr fusée havai fişek, uzaya fırlatılan roket EFr *fus mekik [mod. fuseau] << Lat fusus a.a.

füzen

Fr fusain 1. şimşire benzer bir çalı, euonymus, 2. bu bitkinin çubuklarından yapılan ve resimde kullanılan kömür kalem Lat fusus a.a.

füzyon

Fr/İng fusion 1. metal erimesi, erimiş metal dökme, kaynak yapma, 2. atom çekirdeğinin yüksek ısıda kaynaşması, 3. çeşitli ulusal mutfakları kaynaştıran bir restoran tarzı Lat fusio döküm Lat fundere dökmek +()tion

gabardin

Fr gabardine bir tür yünlü kumaş << EFr gauvardine/gallevardine eskiden hac yolcularının giydiği bir tür bol pelerin EYAlm *wallafart hac yolculuğu [mod. wallfahrt] +in° § EYAlm wallōn gezmek, dolanmak EYAlm fart yol

gabari

Fr gabarit ölçme kalıbı Ger *garwian kalıplamak, donatmak

gabavet

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ġabāvet: Inadevertentia, stoliditas

Ar ġabāwa(t) غباوة z [#ġbw faˁāla(t) msd.] farkında olmama, anlayışsızlık Ar ġabī غبي zfarkında olmayan, anlayışsız

 gabi


29.05.2015
gabi

Ar ġabī غبي z [#ġbw faˁīl sf.] akılsız, anlayışsız, ahmak ≈ Aram ˁabī עבי z [#ˁb] kalın ve kaba olmak

gabin

Ar ġabn غَبْن z [#ġbn faˁl msd.] aldatma, birinin ahmaklığından istifade etme Ar ġabana غَبَنَ zaldattı ≈ Ar ġabī غبى z [#ġbw faˁīl sf.] kavrayışsız, ahmak

gabya

İt gabbia 1. kafes, 2. gemide direk tepesinde bulunan gözcü kafesi, 3. direğin en tepesindeki yelken << Lat cavea kafes

gacı

Roma gaci kadın, özellikle Çingene olmayan kadın

gacır

onom gacır metalik sürtünme sesi