gırgır

gıllıgış

Ar ġill u ġişş غِلّ و غِشّ zhile ve huda § Ar ġalla غَلَّ zhile yaptı Ar ġaşşa غَشَّ zkandırdı

gılman

Ar ġilmān غِلْمَان z [#ġlm fiˁlān çoğ.] oğlanlar, uşaklar, İslam mitolojisinde cennet hizmetkârları Ar ġulām غُلام z [t.] oğlan

gına

Ar ġinā غِنَى z [#ġny fiˁāl msd.] doyma, doygunluk Ar ġaniya غَنِىَ zdoydu, zengin oldu

gıpta

Ar ġibṭa(t) غبطة z [#ġbṭ fiˁla(t) msd.] haset etme, kıskançlık Ar ġabaṭa غبط zkıskandı

gır

onom katı nesne sürtünme sesi, mide sesi

gırgır

"makara sesi" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
gırgır: Müteselsil vırıltı. Makarayı gırıl gırıl çekmek. "... şamata" [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1922]
kahvenin önüne iskemleleri atıyorlar. Gelsin gır, gelsin harf- endâzlık! "... makaralı balık ağı" [ Cumhuriyet - gazete, 1933]
Balık tutmak için kullandıklan ırıp, gırgır, manyat, tufana ve dalyanın kıymeti yüz elli bin lirayı geçmektedir. "... mekanik süpürge" [ Milliyet - gazete, 1973]
gırgır rahatlığı, gırgır temizliği, gırgır kalitesi ile günlerimiz daha güzel,daha mutlu. Her zemini en iyi süpüren süpürge.

onom gır makara sesi

 gır

Benzer sözcükler: gırgır geçmek


18.08.2017
gırla

TTü gır geçmek laflamak, eğlenmek <? onom

gırnata

Fr clarinette bir nefesli çalgı, klarinet

gırtlak

TTü gırtla- öğürmek

gıyap

Ar ġiyāb غياب z [#ġyb fiˁāl msd.] kayıp olma, hazır olmama, görünmeme, yokluk Ar ġāba غَابَ zyok idi, kayıp idi, kayboldu

gıybet

Ar ġība(t)/ġayba(t) غَِيبة z [#ġyb fiˁla(t) msd.] birinin yokluğunda hakkında konuşma Ar ġāba غَابَ zyok idi, kayıp idi, kayboldu