gümrah

gülşen

Fa gulşan گلشن zgül veya çiçek bahçesi § Fa gul گل zçiçek Fa +şan شن zyer ismi teşkil eden ek

gülümse|mek

<< ETü külümsin- hafifçe gülmek, güler görünmek ETü kül- +ImsA-

gülünç

<< ETü külinç gülme eylemi, gülüş [fiil adı], gülünecek şey [sıfat] ETü kül- gülmek +(In)ç

güm

onom pes darbe sesi

güman

Fa gumān كمان‎‎‎‎ zolumsuz şüphe, zan ≈ Ave vi-manah- karşı-düşünce Ave mana- düşünmek

gümrah

[ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
çün korku göŋülden gide gümrāh olalar [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
gümrāh: bol, gür, mebzūl, bī-pāyān. Gümrah ot, sakal.

Fa gumrāh گمراه zyoldan sapmış, sapık, dağınık § Fa gum گم zkayıp Fa rāh/rah راه/ره zyol

 rahvan

Not: Geç Osmanlı Türkçesinde görülen "bol, gür" anlamı gümrah saç "uzun ve dağınık saç" fikrinden türemiş olmalıdır.


22.09.2017
gümrük

OYun kommérki(on) κομμέρκιον zticaret, Bizans'ta ticareti denetlemekle görevli memur, ticaretten alınan vergi Lat commercium ticaret Lat commercari ticaret yapmak +ium Lat con+ mercari alışveriş etmek

gümüş

<< ETü kümiş beyaz metal, gümüş ≈ ETü künük a.a.

gün

<< ETü kün güneş, gündüz

günah

Fa gunāh گناه zsuç << OFa vināh/vinās a.a. << EFa vi-nath zarar, hasar

günaydın