gölet

göğer|mek

ETü kȫk gök, mavi, yeşil +(g)Ar-

göğüs

<< ETü kögüz ses ve nefes aygıtı, göğüs ≈ ETü kög avaz, şarkı

gök

<< ETü kȫk gökyüzü, mavi

gökçe

TTü gök +çA

göl

<< ETü köl göl, su birikintisi ≈ OFa kōl çukur, batak (Kaynak: D-M sf. 213)

gölet

TTü: [ anon., Aksü'l-İreb terc., <1708]
ten-şūy [Fa.]: Akar çayda su mecmāˁıdır ki anda guslederler, Türkīde aŋa gölet ve büget daχı derler. "küçük suni göl veya havuz (halk)" [ Milliyet - gazete, 1964]
Pınarbaşı'nın yarım milyon liraya mal olacağı söylenen bir (Gölet)

TTü göle- su birikmek, gölleşmek +Ut TTü göl +(g)A-

 göl


25.05.2015
gölge

<< ETü kölige gölge ETü köli- gölgelenmek, kararmak +gA

göm|mek

<< ETü köm- gömmek

gömlek

<< ETü köŋlek göğüslük, gömlek ETü köŋül göğüs +Ak

gömü

TTü göm- +I(g)

gömüt

TTü göm- +Ut