gürbüz

günlük1
günlük2

Fa kundurak كندرك zbir tür kokulu reçine, boswellia thurifera ağacı ve zamkı Sans kunduruka/kundarikā कुन्दुरुक za.a.

günü

<< ETü küni 1. kıskançlık, 2. kuma, cariye (≈ ETü küŋ cariye ) OFa knīg/kanīg kız ≈ Ave kainyā, kainīka kadın veya kız

gür1

<< ETü kür güçlü, galip, üstün ETü *kü-

gür2

onom gök gürültüsü sesi, çınlama ve patlama sesi

gürbüz

[ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
Hādim kakıdı, gürbüzlik eyledi ve eyitti [hizmetçi kızdı, küstahlık etti ve dedi]: 'Kazı ve dükeli fuḳahā yazdılar; sen gürbüzlik ve fuzūllık eylersin.' [ Meninski, Thesaurus, 1680]
gürbüz, gürbiz, gürbez: Deceptor, seductor [kurnaz, kandırıcı] & ingeniosus, versutus, astutus, intelligens [zeki, becerikli, zeyrek] & robustus, qui omnes superat [güçlü kuvvetli].

Fa gurbuz/ġurbuz گربز zküstah, edepsiz, kurnaz

Not: Farsça kullanımda sözcüğün anlamı daima olumsuzdur.

Bu maddeye gönderenler: cerbeze


21.09.2017
güren

Yun krános κράνος zkızılcık ağacı ve yemişi << EYun kránon, kráneia κράνον za.a.

güreş

<< TTü gürenç/güreş kavga sporu OTü küren-/küre- yiğitlenmek +Iş ETü kür yiğit, mağrur +(g)A-

güreş|mek

<< ETü küreş- boy ölçüşmek ETü küre- güç göstermek +Iş- ETü kür güçlü, galip +(g)A-

gürgen

?

güruh

Fa/OFa gurōh گروه zküme, insan topluluğu ≈ Fa gurōhe گروهه ztop, küre, her türlü yuvarlak nesne