friksiyon

fresk

Fr fresque taze sıvaya uygulanan resim İt fresco taze, diri, serin, a.a. Ger *frisk- taze, diri

freze

Fr fraiser [den.] freze makinası ile metal işlemek Fr fraise 16. yy'da kullanılan fırfırlı dantel boyunluk

frigorifik

Fr frigorifique soğutma cihazı, soğutucu § Lat frigus, frigor- çok soğuk Lat facere yapmak, etmek

frijit

Fr frigide buz gibi, cinsel açıdan isteksiz (kadın) Lat frigidus buz gibi Lat frigere soğuktan donmak +id°

frikik

İng free kick serbest vuruş § İng free serbest, özgür (<< Ger *frīj-az ) İng kick tekme

friksiyon

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
friksiyon: Vücudun bazı yerlerini kuru kuruya el fırça ve saire ile oğuşturma.

Fr friction ovma, sürtünme Lat frictio Lat fricare ovmak, sürtmek +()tion

Bu maddeye gönderenler: fortçu


29.09.2017
fringe

İng fringe kenar, çeper, çevre ≈ Fr frange a.a. ≈ Lat fimbria a.a.

fritöz

Fr friteuse kızartma makinası Fr friter kızartmak, ateşte pişirmek +os° << OLat *frictare [den.] Lat frigere, frict- a.a. << HAvr *bʰr̥ǵ- a.a. HAvr *bʰer-3 kızartmak, kavurmak

friz

Fr frise mimaride dekoratif şerit << OLat frisium/frigium «Frigya işi», giyside kenar süslemesi öz Phrygia Frigya, İçbatı Anadolu'da bir bölge +ium

frozen

İng frozen donmuş, dondurulmuş İng freeze donmak, dondurmak

fruktoz

Fr fructose meyve şekeri Lat fructus [pp.] meyve, verim, mahsul +ose Lat frui hoşnut olmak, ürün elde etmek +()t° << HAvr *bʰruHg- (*bʰrūg-) mahsul almak, hoşnut olmak