fren

freak

İng freak tuhaflık, kapris, hilkat garibesi << Eİng frícian oynamak, raks etmek

free

İng free 1. cömert, soylu (esk.) 2. özgür, köle olmayan, serbest, 3. bedava << Ger *frijo- cömert, soylu << HAvr *priH-ó-s (*prī-ó-s) sevilen, dost HAvr *prei̯H- (*prei̯-) sevmek, barışık olmak

free shop

İng duty-free shop gümrüksüz veya vergisiz satış dükkânı § İng free özgür, muaf İng shop dükkân

freelance

İng freelance 1. serbest silahşor [esk.], 2. maaşsız ve serbest çalışan (gazeteci) § İng free serbest, özgür İng lance mızrak, mızrakçı

frekans

Fr fréquence 1. tekrarlanma sıklığı, 2. elektromanyetik dalga sıklığı Lat frequentia Lat frequens, t- sık, sıkışık, kalabalık +entia HAvr *bʰrekʷ- tıkmak, sıkmak

fren

[ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Frein [Fr.]: arabanın tekerinin pabucu, müteharrik binefse [oto-mobile] fren.

Fr frein 1. gem, 2. at arabası ve otomobilde teker pabucu << Lat frenum atlara vurulan gem

Benzer sözcükler: frenlemek


08.08.2020
frengi

Ar farankī/farancīī فرنكى zFrenk'e ait, Batı Avrupalı

frenk

Ar frank her türlü Batı Avrupalı Fr Franc OLat Francus Frank, Fransız <? Ger *franke özgür, muaf

frenoloji

Fr phrénologie kafatası ölçümüyle kişilik analizine dayanan eski bilim Alm Phrenologie a.a. (İlk kullanım: Johann Spurzheim (1776-1832), Alman tabip.) EYun phrḗn φρήν zakıl

frer

Fr frère 1. erkek kardeş, 2. Katolik keşiş veya tarikat mensubu << Lat frater erkek kardeş << HAvr *bʰréh₂tēr (*bʰrā́tēr) a.a.

fresk

Fr fresque taze sıvaya uygulanan resim İt fresco taze, diri, serin, a.a. Ger *frisk- taze, diri