fotoğraf

fosil

Fr fossile 1. kazılarak çıkarılan şey [esk.], 2. jeolojik hayvan veya bitki kalıntısı Lat fossilis kazılarak çıkarılan Lat fodere, foss- kazmak +()bilis << HAvr *bʰod- HAvr *bʰed- kazmak

fosur

onom fosur tütün içme sesi

foş

onom şiddetli su çarpma sesi

fot(o)+

Fr/İng photo+ [bileşik adlarda] ışık EYun phôs, phōt- φῶς, φωτ- zışık EYun pháō φάω zışımak +sis << HAvr *bʰeh₂-² (*bʰā-) parlamak, ışımak, aydınlanmak

foto+2

Fr/İng photo+ [bileşik adlarda] fotoğraf Fr photographe [abb.]

fotoğraf

[ Basiretçi Ali Bey, İstanbul Mektupları, 1870]
fotografın 'klişe' denilen camından lüzumu kadar istinsah edildikten sonra fotografi [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
fotografi: Ziyaın tesiriyle alınan resim. foto [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
İstiklal Caddesi Foto S. Süreyya

Fr photographe görüntü kaydetme cihazı ve işlemi İng photograph a.a. (İlk kullanım: 1839 Sir John Herschel, İng. fizikçi.) § EYun phôs, phōt- φῶς, φωτ- zışık EYun grapheús γραφεύς zyazan, yazar

Benzer sözcükler: foto, fotoğrafçı, fotoğrafhane, fotografi, fotografik, fotoğraflamak


02.07.2015
fotojenik

İng photogenic iyi fotoğraf veren § İng photo+ fotoğraf İng +genic doğuran

fotokopi

İng photocopy kopya cihazı ve kopya işlemi marka Photocopy fotografik kopya cihazı markası (İlk kullanım: 1911 Commercial Camera Company, ABD.)

fotomodel

İng photo model fotoğraf mankeni

fotomontaj

Fr photo-montage

foton

YLat photon ışık enerjisi taşıyan kuantum birimi (İlk kullanım: 1926 Gilbert N. Lewis, Amer. fizikçi.) EYun phôs, phot- φῶς, φοτ- zışık