forward

forsmajör

Fr force majeure daha büyük güç, bir kararın yürürlüğünü engelleyen beklenmedik durum

forsythia

YLat forsythia altınçanak adı verilen süs bitkisi (İlk kullanım: 1805 Martin Vahl, Dan. botanikçi.) öz William Forsyth İngiliz botanikçi (1737-1804)

fortçu

Fr frottage sürtünme, a.a. Fr frotter sürtünmek << OLat *frictare a.a. Lat fricare, frict- ovmak, sürtmek

forum

Lat forum 1. evin dış avlusu, 2. pazar yeri, çarşı, kamusal alan Lat foris dışarı, dış kapı

forvet

İng forward ileri (zarf, isim) § İng fore ileri, ön (edat) (<< HAvr *per-¹ ileri, ön ) İng ward yön belirten takı

forward

"ileri tarihli borsa işlemi" [ Milliyet - gazete, 1988]
Yusuf Özal: 'forward transaction' denen bir işlem yapıyorlar. Yani dövizin değerine yukarıdan bakıyorlar. "... teypi ileri sarma" [ Milliyet - gazete, 1992]
forward tuşuna basınız "... elektronik iletiyi başkasına iletme" [ Ekşi Sözlük, 2000]
forwardlanmış başlıklar

İng forward 1. ileri (zarf), 2. iletmek (fiil)

 forvet

Benzer sözcükler: forwardlamak


29.05.2019
fos

<< TTü zifos boş, beyhude ~? Yun

foseptik

Fr fosse septique lağım çukuru § Fr fosse çukur, hendek (Lat fossa a.a. ) Fr septique lağım

fosfat

Fr phosphate bir fosfor bileşiği (İlk kullanım: 1787 Antoine de Lavoisier, Fr. kimyacı.) Fr phosphore

fosfor

Fr phosphore ışıma özelliğine sahip yanıcı bir element YLat phosphorus a.a. (İlk kullanım: 1669 Brandt, Alm. simyacı.) EYun phōsphóros φωσφόρος z1. ışık getiren, ışık veren, 2. sabah yıldızı § EYun phôs, phōt- φῶς, φωτ- zışık EYun phérō φέρω ztaşımak, getirmek

fosil

Fr fossile 1. kazılarak çıkarılan şey [esk.], 2. jeolojik hayvan veya bitki kalıntısı Lat fossilis kazılarak çıkarılan Lat fodere, foss- kazmak +()bilis << HAvr *bʰod- HAvr *bʰed- kazmak