forsa

formik

Fr acide formique karıncalarda ve arı zehirinde bulunan bir organik bileşik (İlk kullanım: 1671 John Ray, İng. kimyacı.) Lat formica karınca << HAvr *morwi- a.a.

formika

marka Formica bir tür kompozit malzeme (İlk kullanım: 1913 Daniel J. O'Conor ve Herbert A. Faber, İng. mucitler.) İng for mica mika yerine

formol

Fr formol % 40 formaldehid eriyiği, formalin

formül

Fr formule bir törende kullanılan kalıplaşmış sözler, hazır düşünce veya işlem kalıbı Lat formula [küç.] küçük kalıp, özellikle hukukta kalıba uygun olarak yazılmış metin Lat forma kalıp +ul°

fors

Fr force İng force güç, kuvvet, nüfuz << OLat fortia a.a. Lat fortis güçlü, kuvvetli << HAvr *bʰérǵʰ-ti-s

forsa

forsa etmek "(kürekleri) kuvvetle çekmek" [ Kahane & Tietze, The Lingua Franca in the Levant, 1538]
şöyle çekdür gemiyi forsa edüb forsa kadırga "kürekle yürüyen kadırga" [ Kahane & Tietze, The Lingua Franca in the Levant, 1560]
çekdürüp forsa kadırgalarını korsanlar forsa "kadırga kürekçisi" [ Kahane & Tietze, The Lingua Franca in the Levant, 1563]
Kapudan Piyale Paşa hazretleri tasarrufunda olan cemaat-i rüesa ve azeban ve forsalar

Ven forza! bastır! zorla! (kadırga kürekçilerine verilen emir) Ven forzar 1. zorlamak, zora koşmak, 2. mahkûm etmek OLat fortia zor, kuvvet

 fors

Not: Osmanlı gemici dilinde esasen "kürek çekmek" anlamındayken, "kürek mahkûmu" anlamı türemişe benzemektedir. LF sf. §306 ve §493 çok sayıda örnek verir. • Standart İtalyancadan alıntıda Türkçe *força beklenirdi. /forsa/ telaffuzu Venedik diline mahsustur.


23.03.2018
forseps

Lat forceps, forcip- maşa § Lat formus ateş, köz Lat capere almak, tutmak

forsmajör

Fr force majeure daha büyük güç, bir kararın yürürlüğünü engelleyen beklenmedik durum

forsythia

YLat forsythia altınçanak adı verilen süs bitkisi (İlk kullanım: 1805 Martin Vahl, Dan. botanikçi.) öz William Forsyth İngiliz botanikçi (1737-1804)

fortçu

Fr frottage sürtünme, a.a. Fr frotter sürtünmek << OLat *frictare a.a. Lat fricare, frict- ovmak, sürtmek

forum

Lat forum 1. evin dış avlusu, 2. pazar yeri, çarşı, kamusal alan Lat foris dışarı, dış kapı