fistan

firuze

Ar fīrūza/fayrūzac فيروز/فيروزج zgök rengi bir süs taşı, türkuaz Fa pīrōza/payrōze پيروزه za.a. << OFa padrōçag ışık saçan, parlayan, muhteşem ≈ Ave *paiti-raok- «geri-ışıyan», re-splendent Ave paiti+ raok- ışımak

fiskal

Fr fiscal devlet maliyesine ilişkin OLat fiscalis a.a. Lat fiscus 1. sepet, zembil, 2. kasa, hazine, özellikle emperyal hazine +al°

fiske

?

fiskos

onom fısıltı sesi

fiskos2
fistan

[ Şer'iye Sicilleri, <1500]
bir daχı gök çuka fiston kaftan ve bir çift çekme çağşır ve bir göŋlek [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
avratlar elvān harīr [renkli ipek] fisdānları üzre İslāmbol'uŋ kenārı harīrli māvī peştemālların kuşanup gezerler

Ar fustān فستان z [#fst] bir tür kalın pamuklu kumaş Aram piştān פִּשְׁתָן zketen (Kaynak: Jastrow sf. 1249.)≈ İbr peşet פשת za.a. ≈ Akad piştu a.a.

Not: OLat fustaneum, İt fustagno, İng fustian "bir tür kalın pamuklu kumaş" ve Yun foustáni/%ifustanella "kalın kumaştan eteklik" biçimleri nihai olarak Arapçadan alınmıştır. Ancak Mısır'daki Fustat kentiyle irtibatlandırılması yanlış görünüyor. • Türkçede cari olan "kırma kumaştan süslü eteklik" anlamı Yunancadan aktarılmış olabilir.


30.09.2017
fisto

Fr feston kenar süsü, özellikle çiçeklerden yapılan yarım-daire şeklinde çelenk İt festone bayramlık (süs, giysi) İt festa bayram, festival +on

fistül

Fr fistule tıpta akıntılı kanal Lat fistula boru, tüp

fisür

Fr/İng fissure yarılma, yarık Lat fissura a.a. Lat findere yarmak, dilmek +(t)ura << HAvr *bʰinéd- HAvr *bʰei̯d- yarmak, ısırmak

fiş

Fr fiche [dev.] 1. etiket, pusula, 2. elektrik fişi Fr ficher saplamak, sabitlemek Lat figere, fix- tutturmak, sabitlemek

fişek

Fa fişān فشان zsaçma, saçan Fa fişāndan/afşāndan فشاندن/أفشاندن zsaçmak, serpmek ≈ Ave fşāna- a.a.