fiskos

firkete

İt forchetta [küç.] çatalcık, sofra çatalı İt forca tarla çatalı, bel +et° << Lat furca a.a.

firma

Fr firme İng firm şirket İt firma [dev.] imza Lat firmare pekiştirmek, takviye etmek, imzalamak

firuze

Ar fīrūza/fayrūzac فيروز/فيروزج zgök rengi bir süs taşı, türkuaz Fa pīrōza/payrōze پيروزه za.a. << OFa padrōçag ışık saçan, parlayan, muhteşem ≈ Ave *paiti-raok- «geri-ışıyan», re-splendent Ave paiti+ raok- ışımak

fiskal

Fr fiscal devlet maliyesine ilişkin OLat fiscalis a.a. Lat fiscus 1. sepet, zembil, 2. kasa, hazine, özellikle emperyal hazine +al°

fiske

?

fiskos

TTü: "alçak sesle sohbet, dedikodu" [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1898]
öteki de karşısına gelir, fiskosa başlarlar TTü: "... küçük yuvarlak masa" [ Cumhuriyet - gazete, 1993]
bu örtülerin yemek masası için olanı ayrı, fiskos örtüsü ayrı.

onom fısıltı sesi


06.09.2017
fiskos2
fistan

Ar fustān فستان z [#fst] bir tür kalın pamuklu kumaş Aram piştān פִּשְׁתָן zketen (Kaynak: Jastrow sf. 1249.)≈ İbr peşet פשת za.a. ≈ Akad piştu a.a.

fisto

Fr feston kenar süsü, özellikle çiçeklerden yapılan yarım-daire şeklinde çelenk İt festone bayramlık (süs, giysi) İt festa bayram, festival +on

fistül

Fr fistule tıpta akıntılı kanal Lat fistula boru, tüp

fisür

Fr/İng fissure yarılma, yarık Lat fissura a.a. Lat findere yarmak, dilmek +()tura << HAvr *bʰinéd- HAvr *bʰei̯d- yarmak, ısırmak