fiske

firkat

Ar furḳa(t) فُرقة z [#frḳ fuˁla(t) mr.] ayrılık Ar faraḳa فَرَقَ zayırdı

firkete

İt forchetta [küç.] çatalcık, sofra çatalı İt forca tarla çatalı, bel +et° << Lat furca a.a.

firma

Fr firme İng firm şirket İt firma [dev.] imza Lat firmare pekiştirmek, takviye etmek, imzalamak

firuze

Ar fīrūza/fayrūzac فيروز/فيروزج zgök rengi bir süs taşı, türkuaz Fa pīrōza/payrōza پيروزه za.a. << OFa padrōçak ışık saçan, parlayan, muhteşem ≈ Ave *paiti-raok- «geri-ışıyan», re-splendent Ave paiti+ raok- ışımak

fiskal

Fr fiscal devlet maliyesine ilişkin OLat fiscalis a.a. Lat fiscus 1. sepet, zembil, 2. kasa, hazine, özellikle emperyal hazine +al°

fiske

"parmakla vurulan darbe" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
köle sāhibleri Arabına bir fiske ve bir çubık çalmağa ḳādir değildir

?

Not: Tz sf. II.69 bu sözcüğün Yunanca physkē φυσκη biçiminden geldiğini belirtirse de eski ve yeni Yunanca sözlüklerde ilgili anlamda bu kelimeye rastlanmadı.

Benzer sözcükler: fiskelemek


16.08.2017
fiskos

onom fısıltı sesi

fiskos2
fistan

Ar fustān فستان z [#fst] bir tür kalın pamuklu kumaş Aram piştān פִּשְׁתָן zketen (Kaynak: Jastrow sf. 1249.)≈ İbr peşet פשת za.a. ≈ Akad piştu a.a.

fisto

Fr feston kenar süsü, özellikle çiçeklerden yapılan yarım-daire şeklinde çelenk İt festone bayramlık (süs, giysi) İt festa bayram, festival +on

fistül

Fr fistule tıpta akıntılı kanal Lat fistula boru, tüp