firik

firak

Ar firāḳ فراق z [#frḳ fiˁāl msd.] ayrılık Ar faraḳa فَرَقَ zayırdı

firar

Ar firār فرار z [#frr fiˁāl msd.] kaçış Ar farra فرّ zkaçtı

firavun

Ar Firˁawn فرعون z [#frˁn q.] Kuran'a göre bir eski Mısır hükümdarı Aram paraˁōn פרעון zeski Mısır hükümdarı ≈ İbr paraˁōh פרעוה za.a. Mıs prˁō «büyük hane», hanedan

firdevs

Ar firdaws فردوس z [#frds q.] cennet bahçesi Ar farādis فراديس z [faˁālil çoğ.] cennet bahçeleri EYun parádeisos παράδεισος z1. Pers krallarının bahçeleri, 2. (İncilde) cennet bahçesi EFa *paridēz avlu, etrafı çevrili bahçe (≈ Ave pairidaēza a.a. Ave per+2 daēza- duvar )

fire

Fr frais gider, masraf, ticarette hasar payı << Lat fractum kırık Lat frangere kırmak +()t°

firik

"kavrulmuş taze buğday" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
yüz kazğan yoğurdlu ferīk فريك şorbası "... kuş yavrusu" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ferīk: Pek ufak şey manasına kuş civcivi.

Ar farīk فريك z [#frk faˁīl sf.] 1. kavrulmuş taze buğday tanesi, 2. kuş veya tavuk palazı Ar faraka فرك zufaladı ≈ Aram phārak פרכ z [#prk] yarmak, tahılı ovarak kepeğini ayırma

Not: Gerek "kavrulmuş buğday" gerek "tavuk yavrusu" anlamları "ufalamak, ufak" düşüncesine dayanır.


25.05.2015
firkat

Ar furḳa(t) فُرقة z [#frḳ fuˁla(t) mr.] ayrılık Ar faraḳa فَرَقَ zayırdı

firkete

İt forchetta [küç.] çatalcık, sofra çatalı İt forca tarla çatalı, bel +et° << Lat furca a.a.

firma

Fr firme İng firm şirket İt firma [dev.] imza Lat firmare pekiştirmek, takviye etmek, imzalamak

firuze

Ar fīrūza/fayrūzac فيروز/فيروزج zgök rengi bir süs taşı, türkuaz Fa pīrōza/payrōza پيروزه za.a. << OFa padrōçak ışık saçan, parlayan, muhteşem ≈ Ave *paiti-raok- «geri-ışıyan», re-splendent Ave paiti+ raok- ışımak

fiskal

Fr fiscal devlet maliyesine ilişkin OLat fiscalis a.a. Lat fiscus 1. sepet, zembil, 2. kasa, hazine, özellikle emperyal hazine +al°