filiz

filiz

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
fillí: viticcio [taze bitki dalı] [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
emrūd filisleri getirdüp İslāmbol fidanlarına aşlayup Malatiya emrūdı olur "... betonarme inşaatta kolon bağlantısı için ucu açık bırakılan demir" [ Milliyet - gazete, 1994]
üstüne yeni katlar çıkmak üzere filizleri açıkta duran apartmanlardır

Yun *fillís φυλλίς zyapraklanma EYun/Yun phýllon φύλλον z [dev.] yaprak, filiz EYun phléō φλέω ztomurcuklanmak << HAvr *bʰleh₃- (*bʰlō-) (bitki) bitmek, filizlenmek HAvr *bʰel-¹ kabarmak, tomurcuklanmak

 balon

Not: Yunanca sözcük Orta ve Yeni Yunancada kaydedilmemiştir; ancak EYun phyllís mevcuttur. L-S 1962. Aynı HAvr kökten Lat folium "yaprak", flos "tomurcuk, çiçek".

Benzer sözcükler: filizlenmek

Bu maddeye gönderenler: filoksera, föy (eksfoliant, folyo, foya, milföy, portföy), klorofil, tirfil


05.07.2021
filiz2

Ar filiz فِلِز z [#flz] külçe metal, maden