filibit

filbahri

<< TTü fūl-i bahār ilkbaharda çiçeklenen, yasemin gibi kokusu olan bitki, philadelphus

file

Fr filée [pp. fem.] her çeşit ağ, ağ şeklinde örme torba << OLat filata Lat filare ipliklemek, iplik eğirmek, iplikle dokumak +()t°

fileminyon

Fr filet mignon bonfilenin dar ucu, buradan kesilmiş et dilimi § Fr filet bonfile, fileto Fr mignon küçük

fileto

İt filetto [küç.] örgü, urgan, kasaplık hayvanın sırtında bulunan urgan şeklinde kas İt filo tel, iplik, lif

filhakika

Ar fī'l-ḥaḳīḳa(t) فى الحقيقة zhakikatte

filibit

[ TDK, Türkçe Sözlük, 2. Baskı, 1955]
flebit: Toplardamarlarda iç zar yangısı.

Fr phlébite damar enfeksiyonu EYun phleps, phleb- φλεψ, φλεβ- zdamar +itis

Benzer sözcükler: flebit


26.09.2017
filigran

Fr filigrane 1. kuyumculukta telkâri işi, 2. şeffaf kâğıt markası İt filigrano telkâri § İt filo tel İt grano tane, nokta büyüklüğünde nesne

filika

≈ İt feluca Mısır'a özgü bir tür küçük yelkenli tekne ≈ Ar fulk/falūka(t) فلك/فلوكة za.a. EYun ephólkion εφόλκιον za.a. <? EYun ephélkō εφέλκω zardından çekmek, sürüklemek +ion

filinkot

İng film coat ince kaplama tabakası

filinta

Alm Flinte 1. çakmak taşı, 2. çakmaklı tüfek ≈ İnf flint çakmak taşı Ger *flī- kıymık, taş kırığı

Filistin

Ar Falastīn فلستين zOrta Doğu'da bir ülke Lat Palaestina Kenan diyarını kapsayan Roma eyaleti İbr pəliştīm פְלִשְׁתִים z [çoğ.] istilacılar, Tevrat'a göre Kenan ülkesinin kıyı kesiminde yaşayan kavim İbr palaş פַלַשׁ zyarmak, açmak, istila etmek